24 Ocak 2025 Cuma

 SAHTE BİLİME OLAN İNANCIN PSİKOLOJİSİ

İDEOLOJİLER, MENFAATLER, KİMLİK VE AİDİYET, TEHDİT ALGISI, DUYGUSAL BAĞLAR

GERÇEKLER YOK, YORUMLAR VAR

FRİEDRİCH NİETZSCHE: GERÇEKLER YOKTUR, YORUMLAR VARDIR

BİLGİ VE GERÇEK DE BİREYSEL BAKIŞ AÇISINA DAYANIR

Bilimsel bilgi bazen bireylerin dünya görüşünü tehdit edici olabilir. Evrim teorisi, din merkezli bir yaratılış hikayesini sorgular; iklim değişikliği ise bireyin rahat yaşam tarzını sorgular hale getirebilir. Bu tehdit algısı, bireylerin bilimi reddetmesine yol açabilir.



NEVİN BİLGİN 

Friedrich Nietzsche’nin “Gerçekler yoktur, sadece yorumlar vardır” sözü, modern düşünce tarihinin belki de en çarpıcı fikirlerinden biridir. Nietzsche bu sözüyle, gerçeğin mutlak ve nesnel bir varlık olmadığını, bilginin ve gerçeğin bireysel bakış açısına dayandığını dile getirir. Ona göre, her bireyin kendi “gerçeği”, o bireyin perspektifinden kaynaklanır. Bu fikir, Nietzsche’nin perspektivizm adını verdiği felsefi görüşün temelidir ve dünyaya olan bakışımızı çözümlemede önemli bir anahtar sunar.

Ancak bu fikir, modern bilim çağında yeni bir tartışma alanı da yaratıyor: Sahte bilimlerin ve bilimsel gerçeklerin reddedilmesinin ardında Nietzsche’nin “yorumlar”ın üstünlüğünü savunduğu bu perspektifin yansımaları olabilir mi? 



Bugün dünyada insanların bir kısmı bilimsel yöntemin sunduğu objektif gerçeklere karşı şüpheyle yaklaşıyor, hatta bazı durumlarda bilimi tamamen reddediyor. Bu reddedişin ardında yatan psikolojik, ideolojik ve sosyo-ekonomik nedenleri ele alırken Nietzsche’nin şu sözüne tekrar dönmek gerekiyor: “Gerçekler yoktur, sadece yorumlar vardır.”

Sahte Bilime Olan İnancın Psikolojisi

Bilimsel yöntem son beş yüzyılda büyük bir teknolojik ilerlemeye yol açarak insan yaşamını önemli ölçüede iyileştirmiştir. Akıllı telefonlardan ilaçlara, modern tarım tekniklerinden enerji çözümlerine kadar hayatımızın hemen her alanı bilimsel gelişmelerle doludur. Ancak bilimsel ilerlemenin meyvelerinden faydalanmamıza rağmen, çoğu insan bilimsel gerçeklere karşı kayda değer bir şüphe besliyor ve bazen bu gerçekleri reddediyor.

Avustralya'lı akademisyen Prof. Matthew Hornsey’nin Current Directions in Psychological Science dergisinde yayınladığı çalışmasında, bilimin reddedilmesinin bilimsel okuryazarlık eksikliğinden ziyade köklü duygusal ve psikolojik ihtiyaçlardan kaynaklandığını savunmaktadır.

Bilim Karşıtı Olmak ve Ağaç Örneği

Hornsey, bu fenomeni bir ağaç metaforuyla açıklar: Bilim karşıtı tutumlar, ağacın dalları gibidir. Bu tutumlar, bırakılan belirli çıkarımlar ya da ifadeler olarak yüzeyde görülür. Ancak bu dallar, ağacın köklerinden —yani bireyin farkında bile olmadığı derin psikolojik ihtiyaçlardan— beslenir.

Hornsey’nin ortaya koyduğu bu model, altı temel “kök” üzerine inşa edilmiştir:

1. Ideolojiler

Bilimin reddedilmesinin temel nedenlerinden biri ideolojik çatışmalardır. Örneğin, köktendinci Hristiyanlar insan evrimine dair bilimsel kanıtları inandıkları dini metinlerle bağdaştıramadıkları için reddederler. Benzer bir şekilde, siyasi muhafazakarlar iklim değişikliği konusunda bilimsel kanıtların ekonomik statükoyu tehdit ettiğini hissederler.

Nietzsche’nin perspektivizm anlayışı da burada devreye girer. Gerçekliği anlamlandırmak üzerine bireysel bir çerçeve koyan Nietzsche, nesnel gerçeğin ulaşılamaz olduğunu vurgularken, ideolojilerin gerçeklik algısı üzerindeki etkisini öngörmüştür. Her birey ya da gruba göre bir gerçeklik tanımı vardır ve bu tanımlar çoğu zaman bilimle çatışabilir.

2. Kazanılmış Menfaatler

Bireyler çoğu zaman bilimin gerçeklerini ekonomik çıkarlarıyla çelişirse reddeder. Fosil yakıt endüstrisinde yer alanların iklim değişikliğini reddetmesi, bu çıkar çatışmasına çarpıcı bir örnektir. Statükoyu koruma arzusuyla yaşayan muhafazakarlar, yaşam tarzını değiştirmek istemediği için iklim krizine dair bilimsel verileri reddetme eğilimindedir.

Nietzsche bu noktada şu sözüyle hatırlanabilir: “Güç istenci, özellikle öznel çıkarlarla yoğunlaştığında gerçeğin yerini alır.” Bu ifade, çıkarların üstünlüğünü bilimden daha önemli gören bireylerin tutumunu açıklar niteliktedir.

3. Kimlik ve Gruba Aidiyet

Bir bireyin kendini belirli bir gruba ya da topluluğa ait hissetmesi, bilimsel gerçekleri reddetmesinde büyük rol oynar. Bir grubun normlarına ya da inancına karşı gelmek, bireyde aidiyet kaybı ve dışlanma korkusu yaratabilir. Bu da bireyin bilimsel gerçeklere rağmen grubunun ideolojisini benimsemesine neden olur.

4. Algılanır Tehdit

Bilimsel bilgi bazen bireylerin dünya görüşünü tehdit edici olabilir. Evrim teorisi, din merkezli bir yaratılış hikayesini sorgular; iklim değişikliği ise bireyin rahat yaşam tarzını sorgular hale getirebilir. Bu tehdit algısı, bireylerin bilimi reddetmesine yol açabilir.

5. Köklü Duygusal Bağlar

Duygular, bireylerin bilimle olan ilişkisinde belirleyici bir rol oynar. İnancın ve hissiyatın üstün görüldüğü toplumlarda bilimsel gerçeklerı reddetmek daha kolay hale gelir.

6. Epistemik Hürriyet

Bazı bireyler, gerçekliğe olan “hür” yaklaşımlarının sorgulanmasından rahatsız olur. Bu bireyler, bilimin kesinliğini sorgularken kendi epistemik bağımsızlıklarını koruma arzusundadır.

Nietzsche'nin Perspektivizmi ve Sahte Bilim

Nietzsche'nin perspektivizmi, bireylerin dünyayı kendi yorumları ve algıları üzerinden anlamlandırdığına dikkat çeker. Bu bağlamda, sahte bilime olan inançlar, bireylerin kendi perspektiflerini destekleyen bilgilerle kendilerini güvende hissetme arzularını yansıtabilir

Sahte bilim, bu perspektiften bakıldığında, bireylerin kendi gerçekliklerini inşa etme çabalarının bir ürünü olarak görülebilir. Ancak bu durum, bilimsel gerçeklerin önemini azaltmaz. Aksine, bilimsel bilginin daha erişilebilir ve anlaşılır hale getirilmesi gerektiğini gösterir. 

Sahte bilimle mücadelede, yalnızca bilgiyi sunmak değil, aynı zamanda bireylerin duygusal ve ideolojik ihtiyaçlarını anlamak da kritik bir öneme sahiptir.

Kaynakça: 

https://www.emerald.com/insight/content/doi/10.1108/lhtn-04-2021-111/full/html?form=MG0AV3

https://link.springer.com/referenceworkentry/10.1007/978-981-13-1179-6_274-1?form=MG0AV3

https://www.psychologytoday.com/us/blog/talking-apes/202012/understanding-why-some-people-reject-science?form=MG0AV3

https://dergipark.org.tr/tr/pub/pausbed/issue/76077/1123692?form=MG0AV3

https://dergipark.org.tr/tr/pub/yenimedya/issue/78681/1215500?form=MG0AV3


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder