Türkiye’nin İlk Partisi: Kadınlar Halk Fırkası (1923)
Nevin Bilgin
Pek çok kaynak Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk siyasi partisinin Cumhuriyet Halk Fırkası (CHF) olduğunu yazar ancak kronolojik olarak bu tam olarak doğru değil.
Kuruluş Girişimi
Nezihe Muhiddin ve arkadaşları (Latife Bekir, Şukufe Nihal gibi dönemin aydın kadınları), henüz Cumhuriyet ilan edilmeden önce, 16 Haziran 1923’te Kadınlar Halk Fırkası’nın kuruluş çalışmalarını tamamladılar ve nizamnamesini hükümete sundular.
Cumhuriyet Halk Fırkası'ndan once bu girişim, Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet Halk Fırkası’nı kurmasından bile onceden resmiyet kazanmaya çalışıyordu.
Reddedildi
Nezihe Muhiddin’in bu hamlesi, Ankara’daki yeni yönetim ve dönemin basını tarafından oldukça mesafeli, hatta ironik bir dille karşılandı.
Dönemin 1909 tarihli Seçim Kanunu’na göre kadınların ne seçme ne de seçilme hakkı vardı.
Siyasi hakları olmayan bir kitlenin parti kurması hukuken mümkün görülmedi.
Hükümet sekiz ay boyunca oyaladıktan sonra, "kadınların siyasi hakları olmadığı"gerekçesiyle partinin kurulmasına izin vermedi.
Dönemin basınında "Kadınlar parti kurarsa mecliste dırdır bitmez",Ev işlerini kim yapacak?"*gibi küçümseyici karikatürler ve yazılar yayımlandı. Nezihe Muhiddin ise bu süreçte geri adım atmayarak, kadınların siyasi hakları olmadan gerçek bir demokrasinin kurulamayacağını savundu.
Türk Kadınlar Birliği (1924)
Parti kurma izni çıkmayınca, Nezihe Muhiddin ve arkadaşları pes etmedi. Yapıyı bir derneğe dönüştürerek Türk Kadınlar Birliği (TKB)’ni kurdular (7 Şubat 1924).
Görünürde "sosyal yardım ve kadınların kültürel gelişimi" gibi masum bir tüzüğe sahip olsa da, Nezihe Muhiddin’in asıl hedefi her zaman kadınlara siyasi hakların kazandırılması oldu.
1927 seçimlerinde Türk Kadınlar Birliği, kadınların seçilme hakkı olmamasına rağmen, meclise kadınları destekleyen bir erkek aday (veya sembolik olarak Nezihe Muhiddin’i) bağımsız aday gösterme fikrini ortaya attı. Bu hamle, siyasi elite karşı yapılmış çok cesur bir protestoydu.
Nezihe Muhiddin’in bu ödün vermeyen, sabırsız ve talepkar tavrı, dönemin "inkılapların yukarıdan aşağıya ve belli bir sırayla yapılması" stratejisiyle çatıştı.
1930 ve 1934 yıllarında Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verildiğinde, bu hakkın alınması için hayatını adayan Nezihe Muhiddin artık hareketin lideri değildi..
Hayatının son yıllarını bir köşeye çekilerek, öğretmenlik yaparak ve romanlar yazarak geçirdi. 1958'de öldü.
#kadın
https://share.google/D2qNdTgGoh8ZSCLVj















