Gazetecilikte Dönüşüm mü, Kimlik Krizi mi?
Ne Gazetecilik Faliyeti Ne Değil?
Basın Meslek Etiği Değişmeli Mi?
Entrepreneurial Journalism (Girişimci Gazetecilik)
Influencer Journalism (Influencer Gazeteciliği)
Brand Journalism (Marka Gazeteciliği)
Advocacy Journalism (Savunucu/Taraf Gazeteciliği)
Grant-funded Journalism (Fon Destekli Gazetecilik)
Foundation-funded Media (Vakıf Destekli Medya)
Platform Journalism (Platform Gazeteciliği)
Algorithmic Journalism (Algoritmik Gazetecilik)
Creator Journalism (İçerik Üreticisi Gazeteciliği)
Emotion-driven Journalism (Duygu Gazeteciliği)
Precarious Journalism (Güvencesiz Gazetecilik)
Gazeticilik olmayan kurumsal savunuculuk ve örtülü lobicilik
• Şirket danışmanlığı yapan gazeteci gazeteci midir?
• Yönetim kurulu üyeliği yapan gazeteci bağımsız olabilir mi?
• Bir şirketten maaş alan yorumcu o şirket hakkında tarafsız konuşabilir mi?
• Bir gazeteci aynı zamanda lobi faaliyetlerinde bulunabilir mi?
Nevin Bilgin
Son yıllarda medya dünyasında en çok kullanılan kavramlardan biri dijital dönüşüm oldu. Gazetelerin internet sitelerine taşınması, sosyal medyanın haber dolaşımının merkezine yerleşmesi, yapay zeka uygulamalarının haber üretiminde kullanılmaya başlanması ve haber tüketim alışkanlıklarının değişmesi, gazetecilik mesleğinin de dönüşmesine yol açtı.
Ancak bugün yaşanan gerçekten gazeteciliğin dönüşümü mü, yoksa gazeteciliğin kimlik krizine sürüklenmesi mi?
Dijitalleşme haberciliğe yeni araçlar kazandırdı.
Veri gazeteciliği, mobil gazetecilik, drone gazeteciliği, podcast gazeteciliği, robot gazetecilik, çözüm gazeteciliği, yurttaş gazeteciliği, etkileşimli gazetecilik ve sürükleyici gazetecilik gibi yeni kavramlar ortaya çıktı.
Özellikle veri gazeteciliği büyük veri setlerinin analiz edilmesini, mobil gazetecilik ise haberin tek bir telefonla çekilip yayınlanabilmesini mümkün hale getirdi. Akademik çalışmalar da dijital dönüşümün ardından internet gazeteciliği, veri gazeteciliği, robot gazeteciliği, drone gazeteciliği ve podcast gazeteciliği gibi yeni alanların ortaya çıktığını göstermekte.
Ancak bu dönüşümün mesleki özgürlük kadar yeni sorunlar da ürettiği görülüyor.
Yazılı basında muhabir, foto muhabiri, editör, sayfa sekreteri ve dizgicinin yaptığı işler artık çoğu zaman tek kişiye yüklenmekte. Muhabir haber yazmakla kalmamakta video çekmekte, kurgu yapmakta, sosyal medya paylaşımı hazırlamakta ve internet sitesi için içerik üretmektedir.
Bu durum gazetecilikte verimlilik adı altında emek yoğunluğunu artırmış, iş güvencesini azaltmış ve çalışma saatlerini belirsiz hale getirmiştir. Dijitalleşme, bazı araştırmacıların da belirttiği gibi haber üretim süreçlerini hızlandırırken tık odaklı habercilik anlayışını güçlendirmiştir.
GERÇEK GAZETECİ KİM? SÖZDE GAZETECİ KİM?
Daha büyük sorun ise gazetecilik ile içerik üreticiliği arasındaki sınırların bulanıklaşmasıdır. Bugün kendisini gazeteci olarak tanımlayan birçok kişi aslında influencer mantığıyla hareket etmektedir.
Haber üretmek yerine kişisel marka oluşturmaya, takipçi artırmaya ve reklam gelirleri elde etmeye odaklanan bu yeni aktörler, gazetecilikten çok dijital pazarlama faaliyetleri yürütmektedir.
UNESCO'nun içerik üreticileri üzerine yaptığı araştırma, çok sayıda sosyal medya yayıncısının paylaştığı bilgileri doğrulamadan yayınladığını ve sponsor ilişkilerini şeffaf biçimde açıklamadığını ortaya koymuştur.
Gazetecilik ile influencerlık arasındaki temel fark kamu yararıdır. Gazeteci kamunun haber alma hakkını gözetir. Influencer ise öncelikle kendi görünürlüğünü ve gelirini artırmayı hedefler. Bu nedenle influencerlık gazetecilik değildir.
GAZETECİLİK İLKESİNE BAĞLILIK YOKSA GAZETECİLİK, HABER YORUMCULUĞU DEĞİL
Gazetecilik ilkelerine bağlı olarak yapılmadığı sürece haber yorumculuğu, yayıncılık veya sosyal medya içerik üretimi gazetecilik olarak tanımlanmamalıdır.
Benzer bir sorun siyaset-gazeteci ilişkilerinde görülmektedir.
Bazı yorumcuların veya sözde gazetecilerin siyasetçiler adına algı yönetimi yapmaları, belirli siyasi aktörlerin görüşlerini sorgulamadan yaymaları ya da maddi ve manevi çıkar ilişkileri içinde bulunmaları mesleğin bağımsızlığına zarar vermektedir.
Gazetecinin görevi siyasi aktörlerin sözcülüğünü yapmak değil, onları kamu adına denetlemektir. Bir gazetecinin haber yaptığı partiye, belediyeye veya siyasi yapıya ekonomik olarak bağımlı hale gelmesi mesleki bağımsızlığı ortadan kaldırır.
FİNANSMAN YAPILARI VE FONLAR
Tartışılması gereken bir diğer konu da medya kuruluşları ve gazetecilik örgütlerinin finansman yapılarıdır. Yabancı fonlar, uluslararası kuruluş destekleri veya siyasi kaynaklardan gelen finansman tek başına etik ihlal anlamına gelmez.
Ancak finansmanın kaynağının açıkça belirtilmemesi, fon veren kurumun yayın politikası üzerinde etkili olması veya kamuoyundan gizlenmesi ciddi etik sorunlar doğurur. Şeffaflık ilkesi burada belirleyici olmalıdır. Okuyucu, izleyici veya dinleyici bir medya kuruluşunun hangi kaynaklarla faaliyet yürüttüğünü bilme hakkına sahiptir.
Bu nedenle basın meslek ilkelerinin, gazetecilik adı altında yürütülen ancak gazetecilik olmayan bu faliyetlerin yeniden tanımlanması ve yeniden ele alınması gerekmektedir.
Mevcut etik kodlar büyük ölçüde gazete ve televizyon döneminin sorunlarına göre hazırlanmıştır. Oysa günümüzde sosyal medya yayıncılığı, yapay zekâ destekli içerik üretimi, sponsorluk ilişkileri, fon şeffaflığı, influencer haberciliği ve algoritmik görünürlük gibi yeni sorun alanları ortaya çıkmıştır.
Basın meslek ilkeleri güncellenmeli; reklam, sponsorluk, siyasi danışmanlık, sosyal medya gelirleri ve fon ilişkileri konusunda açık hükümler içermelidir.
Aksi halde bugün gazetecilik adı altında yürütülen bazı faaliyetleri farklı isimlerle anmak daha doğru olacaktır.
DİJİTALLEŞMİŞ PROPAGANDA ENDÜSTRİSİ
Reklam temelli kişisel yayıncılık influencerlık, siyasi çıkar odaklı yayıncılık propaganda faaliyetleri, kurumsal çıkarlar adına yürütülen içerik üretimi ise halkla ilişkiler veya stratejik iletişim danışmanı, lobi elemanı olarak tanımlanmalıdır.
Gazetecilik ise ancak bağımsızlık, doğruluk, kamu yararı, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine bağlı kaldığı sürece gazetecilik olarak anılmayı hak eder.
Dijital dönüşüm gazeteciliğin araçlarını değiştirmiş olabilir. Ancak gazeteciliğin özü değişmemiştir. Haber, hâlâ gerçeği araştırmak; gazeteci ise hâlâ gücü sorgulamak zorundadır. Eğer bu temel ilke kaybolursa geriye dijitalleşmiş bir gazetecilik değil, yalnızca dijitalleşmiş bir propaganda endüstrisi kalacaktır.
Sorun dijital dönüşüm değildir. Sorun, gazeteciliğin yerini influencerlık, aktivizm, marka iletişimi ve fon bağımlı içerik üretiminin almaya başlamasıdır. Gazetecilik meslek ilkeleri 20. yüzyılın gazete ve televizyon dünyasına göre yazılmıştır. 21. yüzyılın influencer gazetecileri, fon destekli medya projeleri ve algoritma odaklı yayıncılığı için yeni etik kurallara ihtiyaç vardır
Avrupa'da ve Amerika'daki yeni kurallar
European Federation of Journalists (EFJ) son yıllarda özellikle şu konulara yoğunlaştı:
·Fon kaynaklarının açıklanması
·Medya sahipliği şeffaflığı
·Editoryal bağımsızlık
·Reklam-haber ayrımı
·Yapay zekâ kullanımı
Avrupa'da özellikle vakıf ve fon destekli yayıncılık yaygınlaştıkça, "parayı veren haber politikasını etkiler mi?" tartışması büyüdü.
ABD'de çok sayıda medya kuruluşu gazetecilerin:
·şirket danışmanlığı yapmasını,
·ücretli konuşmalar vermesini,
·yönetim kurullarında görev almasını,
·lobi faaliyetlerine katılmasını
yasaklıyor veya sıkı şekilde sınırlandırıyor.
Örneğin The New York Times ve The Washington Post etik kılavuzlarında çıkar çatışmasına ilişkin ayrıntılı hükümler bulunuyor.
Kaynakça
https://dergipark.org.tr/en/pub/ibadergi/article/1416936?utm
https://www.isoec.net/index.php/use/article/view/
https://www.theguardian.com/media/2024/nov/26/online-influencers-need-urgent-fact-checking-training-
https://www.researchgate.net/publication/357663727_Blurring_Boundaries_Between_Journalists_and_Tiktokers_Journalistic