1 Ocak 2026 Perşembe

 Bu yüzden zaman geçmeden arayın.

Söz bitmeden söyleyin.

Mesafe büyümeden sarılın.


"ÖLDÜKTEN SONRA ÇİÇEĞİ KİM NE YAPSIN"

Yılbaşı geldi geçti.

Bayramlar geçiyor.

Ama hala ana-babasını aramayanlar var.

Çocuklarını sormayanlar.

Dedesini, ninesini unutanlar.

Takvim değişirken, insan ömrünün kırılganlığını fark etmeyenler…



NEVİN BİLGİN 

J. D. Salinger’ın Çavdar Tarlasında Çiçekler’inde yankılanan o cümle, bir edebi cümleden çok bir vicdan sorusudur:

Öldükten sonra çiçeği kim ne yapsın?

Çünkü çiçek, ancak yanındayken; nefesi sıcakken, sesi duyulurken, göz göze bakılabiliyorken anlamlıdır.

Hayatın telaşı diye adlandırdığımız şey, çoğu zaman kaçınılmaz bir yoğunluk değil, gönüllü bir ihmal. Çıkar olsa nasıl arar değil mi, para isteyecek olsa, arabası bozulsa örneğin parası yetmese arar, çocuklarına baktıracak olsa arar insanoğlu. Ama günlerde aramaz. 

İşlerin döngüsüne kapıldıkça sevdiklerimizi erteleriz. Sonra ararım, bir ara konuşuruz, eşimin yanında aramayayım yoksa sinirlenir derken,  söylenmesi gereken sözler içimizde birikir, zamanla suskunluğa dönüşür. 

Oysa yaşarken söylenmeyen sözlerin, sonrasında bir karşılığı yoktur. Yanındayken sunulmayan güzellik, yoklukta anlam taşımaz.

Unutulan her teşekkür, gösterilmeyen her ilgi; insanın iç dünyasında telafisi olmayan boşluklar açar. Çünkü anlam, var olduğu andaki samimiyet ve sıcaklıkla kurulur. Sonradan duyulan pişmanlık, o anın yerini tutmaz. Çiçek, mezarlıkta değil; kapı aralığında, sofrada, bir telefonun ucunda güzeldir.

Yılbaşı geldi geçti.

Bayramlar geçiyor.

Ama hala ana-babasını aramayanlar var.

Çocuklarını sormayanlar.

Dedesini, ninesini unutanlar.

Takvim değişirken, insan ömrünün kırılganlığını fark etmeyenler…

İnsan, hatırladıkça insandır. Bağ kurmayı erteleyen, vefayı yük sayan; sevgiyi zamansızlaştıran bir hâl, insanı insandan uzaklaştırır. Merhameti, şükranı ve ilgiyi kaybeden bir varoluş, yalnızca yaşayan ama temas etmeyen bir gölgeye dönüşür.

Bu yüzden zaman geçmeden arayın.

Söz bitmeden söyleyin.

Mesafe büyümeden sarılın.

Çünkü yoklukta sunulan hiçbir çiçek,

varlıktaki bir hal sormanın alo demenin yerini tutmaz. 

Ey insan olmayı ertelemiş insanlar....


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder