DAR PANTOLON VE GÖMLEĞE SIKIŞAN ERKEKLER
Mizahını Kaybetmiş, Küfürde Kaybolmuş Erkekler
Nevin BİLGİN
Bir zamanlar erkeklerin en büyük gösterişi zekası, güvenlilir olması, delikanlılığıydı.
Bir masada oturur, anlattığı hikayeyle herkesi güldürür zekice yaptığı esprilerle sonradan bile insanı güldürebilirdi.
Bir kitap önerirdi. Bir filmden bahsederdi. Bir şiirin dizelerini hatırlardı. Muhabbet açardı. İtiraz ederdi. Tartışırdı. Düşündürürdü.
Bugün ise birçok erkeğin kendini anlatma biçimi değişti.
Eskiden sohbet başlatan erkekler vardı. Şimdi araba anahtarını masaya bırakanlar, ağzını doldura doldura küfredenler var.
Eskiden bir erkek, espri yeteneğiyle dikkat çekmeye çalışırdı. Şimdi saat markasıyla.
Eskiden ne biliyor sorusu önemliydi. Şimdi ne giyiyor? sorusu.
Sosyal medya çağında erkeklik de bir vitrine dönüştü.
Kolundaki saat, ayağındaki ayakkabı, üzerindeki gömlek, kullandığı telefon, bindiği araba... Kişiliğin yerini yavaş yavaş aksesuarlar aldı.
İlişkilerin çıkar döngüsünde devam etmesi görüntüyü de bu noktaya taşıdı belki.
Oysa insanları birbirine bağlayan şey hiçbir zaman marka olmadı.
Bir dostluğu yıllarca ayakta tutan şey bir saatin markası değil elbette.
Bir ilişkiyi canlı tutan şey arabanın modeli değil. İnsanları birbirine yaklaştıran şey sohbet, mizah, merak ve düşünce, güvenilirlik, samimiyet.
Bugün birçok ortamda dikkat çeken şey, erkeklerin bedenlerine hiç olmadığı kadar yatırım yaparken zihinlerine aynı özeni göstermemesi.
Spor salonları dolup taşıyor ama kitap kulüpleri boşalıyor.
Protein tozları üzerine saatlerce konuşuluyor ama bir roman üzerine on dakika sohbet etmek zorlaşıyor.
Belki de mesele dar pantolonlar ya da modalar değil.
Mesele, erkekliğin içeriğinin giderek boşalması.
Çünkü mizah zeka ister. İyi sohbet merak ister. Felsefe sabır ister. Kendini geliştirmek emek ister.
Marka göstermek ise çok daha kolay.
Bir saati satın alabilirsiniz. Ama espri yeteneğini satın alamazsınız.
Pahalı bir araba alabilirsiniz. Ama derin bir sohbet kuramazsınız.
Bir gömleğin etiketini gösterebilirsiniz. Ama karakterinizi bunlarla destekleyemezsiniz.
Peki gerçekten yeni bir dönem mi yaşıyoruz?
Belki de hayır.
Tarih boyunca gösteriş yapan erkekler hep vardı. Gücünü servetten alanlar, görünüşüne yatırım yapanlar her çağda bulundu.
Fakat bugün ilk kez bu kadar görünür oldular.
Sosyal medya, düşünceyi değil görüntüyü ödüllendiriyor.
Muhabbeti değil vitrini öne çıkarıyor. İnsanların ne söylediğinden çok nasıl göründüğü konuşuluyor.
Bu yüzden belki de kaybettiğimiz sadece mizah değil.
Muhabbet.
Birbirimizi dinleme kültürü.
Uzun sohbetler.
Kendiliğinden gelişen kahkahalar.
Ve insanı sadece görünüşüyle değil, aklıyla da ilginç kılan o eski merak duygusu.
Çünkü sonunda herkesin saati aynı zamanı gösteriyor.
Ama herkes aynı hikâyeyi anlatamıyor.
tamam, *"yor" ekli cümleler* ile 2 paragraf yaptım 👇
---
Ekonomi erkek modasını doğrudan etkiliyor. Para bol olunca insanlar gösterişli giyiniyor. 1980’de geniş omuzlu takımlar giyiliyor çünkü herkes "güçlüyüm" mesajı veriyor. Ekonomi daralınca ise sadeleşme başlıyor. 2026’da lüks talebi azalıyor ve insanlar az ama kaliteli parça alıyor. Siyaset ve toplum da modayı şekillendiriyor. 1950’de düzen hâkim olduğu için herkes takım ve şapka takıyor. 1960’da gençler isyan ediyor ve saçlar uzuyor, paçalar genişliyor.
Kültür ve teknoloji de oyunu değiştiriyor. Müzik ve sinema ne sunuyorsa sokak onu giyiniyor. James Dean deri ceket giyince herkes deri ceket giyiyor. Rapçiler oversize giyince piyasada oversize çoğalıyor. Teknoloji de devreye giriyor.
Sosyal medya trendleri 24 saatte yayılıyor.
Yapay zeka 2026’da trendleri tahmin ediyor. Pandemiden sonra evden çalışma artıyor ve konfor öne çıkıyor. 2026’da bol paçalar giyiliyor, soft renkler tercih ediliyor ve logolar geri planda kalıyor.
#erkeklik
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder