22 Aralık 2025 Pazartesi

 Geri Dönüşü Olmayan Yollar ve Orman Çeşmesi


Nevin BİLGİN

Video: Ümit Sönmez





Dedelerimizin bildiği yollar vardı.

Ayaklarında çarık, sırtlarında odun, önlerinde kar. Eşeklerle dağdan inerken üşümemek için pekmeze acı biber katıp içtikleri, suların içinden geçerek yürüdükleri yollar… Dönüşte ayaklarındaki çarıklar, ocağın başında bile zor çözülürdü; deriyle ayak birbirine karışmış olurdu.

O yollar yoksuldu ama ağırdı, sessizdi, insandı.

Zaman yavaştı. Emek görünürdü. Toprak tanıdıktı.

Sonra insanlar bağlarından, tarlalarından, dağlarından koparıldı. Bir sabah şehir denen gürültünün ortasına fırlatıldılar. Arabaların, binaların, hızın ve telaşın içine. Sermayenin dişlileri arasında “iş gücü” oldular. Hayat, saatlere bölündü. Emek görünmezleşti. Yorgunluk kalıcılaştı.

Oysa insanın ihtiyacı olan şey başka bir şeydi:

Az çalışmak, azla yetinmek, sessizlikle yan yana durabilmek, toprağa basabilmek. Doğayla baş başa kalabilmek. Yorulmak ama tükenmemek.

Şehre fırlatılan bu insanlar için artık geri dönüş çok geç.

Çarıklar ocakta çözülmez artık. Pekmez ısıtmaz. Dağ çağırsa da kulak duyamaz. Çünkü yol hâlâ orada olsa bile, insan artık o yolun insanı değildir.

Ve belki de en büyük kayıp budur:

Yolun durması değil, insanın yoldan uzak düşmesi.

Görüntüler Deniz Acıpayam Yeşilyuva Orman Çeşmesi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder