13 Aralık 2025 Cumartesi

 TOYBOY MODASI

ARTIK KADINLAR DA GENÇ ERKEK İSTİYOR

YAŞ, CİNSİYET VE EVLİLİK PİYASASININ YENİ DENGELERİ



NEVİN BİLGİN 

Son kırk yılda Batı toplumlarında yaşça büyük kadın ve daha genç erkek birlikteliklerinde belirgin bir artış gözlemlenmekte. 

Literatürde toyboy marriages olarak adlandırılan ve kadının erkek partnerinden en az beş yaş büyük olduğu evlilik ya da birlikte yaşama biçimleri, 1970’lerden bu yana Amerika Birleşik Devletleri ve Britanya’da yaklaşık üç katına çıkmış durumda. 

Artış, bireysel tercihlerden çok, işgücü piyasasındaki dönüşümler, toplumsal cinsiyet normlarının çözülmesi ve evlilik kurumunun yapısal değişimiyle ilişkili.

Melvyn G. Coles ve Marco Francesconi’nin (2011) çalışması, bu olguyu açıklamak için denge arayışı modeli (equilibrium search framework) adı verilen iktisadi bir yaklaşım kullanmıştır.. Bu model, evlilik piyasasını bireylerin tam bilgiye sahip olmadığı, zaman içinde eş aradığı ve kararlarını belirsizlik altında verdiği bir alan olarak ele almaktadır.

Evlilik, tarafların gelecekteki gelirlerini, sağlık durumlarını ya da ilişkisel katkılarını garanti altına alan eksiksiz bir sözleşme değildir bu nedenle evlilik piyasasında sözleşme eksikliği temel bir varsayım olarak kabul edilmektedir. 

Modelin ikinci temel varsayımı, işgücü piyasasında başarıya ulaşmanın zaman alması, buna karşılık fiziksel çekiciliğin yaşla birlikte azalmasıdır. 



Bu durum, bireylerin evlilik piyasasındaki “değerlerinin” zaman içinde farklı yönlerde değişmesine yol açmaktadır. 

Genç yaşta fiziksel çekicilik öne çıkarken, ekonomik başarı ve statü çoğunlukla ileri yaşlarda elde edilmektedir.. Bu asimetri, yaş ve başarı bakımından farklı profillere sahip bireylerin eşleşmesini mümkün kılmaktadır. 

Denge arayışı modelinin kilit noktalarından biri, varlıklı biriyle evlenmenin marjinal getirisinin, ekonomik olarak daha az avantajlı bireyler için daha yüksek olmasıdır. Bu nedenle, ekonomik olarak başarılı bireyler için fiziksel çekicilik görece daha değerli hale gelirken, ekonomik açıdan daha zayıf bireyler için partnerin maddi gücü belirleyici olmaktadır.

Bu yapı, neden daha yaşlı ve ekonomik olarak başarılı kadınların, daha genç, fiziksel olarak daha çekici ancak kariyer açısından henüz yerleşmemiş erkeklerle evlendiğini açıklamaktadır. Toyboy evlilikleri bu çerçevede bir sapma değil, kadınlar ve erkekler işgücü piyasasında karşılaştırılabilir fırsatlara sahip olduğunda ortaya çıkan istikrarlı bir denge şeklinde görülmektedir.

Alandaki veriler bu teorik çerçeveyi desteklemektedir. 

EĞİTİMLİ VE İYİ ÜCRETLİYSE TOYBOY EVLİLİK YÜZDE 45 ARTIYOR

ABD ve Britanya verileri, bir kadının partnerine kıyasla daha eğitimli ve daha iyi ücretli olması durumunda, toyboy ile evli olma olasılığının yaklaşık yüzde 45 arttığını göstermektedir. Bu bulgu, toyboy ilişkilerinin kadınların ekonomik güçlenmesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koymaktadır.

Demografik ve sosyolojik çalışmalar da bu eğilimi doğrulamaktadır. 

AARP’nin 2003 tarihli araştırmasına göre, 40 yaş üzeri kadınların yüzde 34’ü kendilerinden daha genç erkeklerle flört etmektedir. Buna rağmen, bu tür ilişkiler yaygınlaşsa da toplumsal kabul aynı hızda artmamaktadır. 2006 yılında yapılan bir çalışma, yaşça büyük kadın–genç erkek çiftlerin her iki tarafının da aile ve arkadaş çevresinden eleştiri gördüğünü, hatta bazı çiftlerin yaş farkını gizlediğini ortaya koymuştur. Bu eleştiriler, erkeğin “biyolojiye aykırı” davrandığı ya da kadının ekonomik avantaj sağladığı yönündeki varsayımlarla beslenmektedir.

Antropolojik literatür, bu damgalamanın kültürlerarası bir zorunluluk olmadığını göstermektedir. Lepcha topluluğunda yaşça büyük kadın–genç erkek ilişkileri normatif kabul edilirken, Bhil toplumunda evliliklerin yaklaşık yarısında kadın erkekten daha yaşlıdır. Buna karşılık bazı Afrika toplumlarında bu tür ilişkilerin erkeği “zayıflattığı” ya da hastalıklara yol açtığına dair inançlar yaygındır. Bu farklılıklar, yaş ve cinselliğin biyolojik olmaktan çok kültürel olarak anlamlandırıldığını ortaya koymaktadır.

Sağlık ve yaşam süresi üzerine yapılan çalışmalar ise daha karmaşık bir tablo sunmaktadır. 

KADINLAR GENÇ ERKEKLE DAHA MUTLU OLUYOR

Sven Drefahl’ın Danimarka’da yaklaşık iki milyon çift üzerinde yaptığı analiz, genç eşe sahip olmanın erkeklerin yaşam süresini uzattığını; ancak kadınlar için aynı etkinin geçerli olmadığını göstermektedir. Buna karşın, başka araştırmalar kadınların genç eşlerle daha fazla cinsel tatmin yaşadığını ve genel mutluluk düzeylerinin daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. Bu bulgular, biyolojik açıklamaların tek başına yeterli olmadığını göstermektedir.

“Toyboy modası” popüler kültürün yüzeysel bir eğilimi değil. Kadınların ekonomik ve toplumsal konumunun güçlenmesiyle birlikte, yaş, arzu ve ilişki biçimlerine dair normların çözülmesinin bir sonucu. 

Medyanın  bu ilişkileri alaycı ve küçültücü bir dille sunması, toplumsal dönüşüm ile kültürel kabullerin aynı hızda ilerlemediğini göstermektedir. Ancak toyboy ilişkileri yaygınlaştıkça, bu etiketin kendisi de tarihsel bir ara kavram haline gelmeye adaydır.

Kaynakça: 

https://daily.jstor.org/stigma-around-older-woman-younger-man-relationships

https://ideas.repec.org/p/iza/izadps/dp2612.html

https://blog.milliyet.com.tr/olgun-kadin--genc-erkek-iliskisi---/Blog/?BlogNo=39709


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder