11 Şubat 2026 Çarşamba

 BİR AVUÇ GÖKYÜZÜ



Nevin BİLGİN

Gökyüzü kızılımsıydı. Güneş doğuyordu ama doğduğu yer görünmüyordu. Ufuk çizgisi yoktu. Binalar var. Çanak antenler var. Beton var.

Gökyüzü ise bir boşluk gibi, arada kalmış bir şerit.

Bir avuç.

Eskiden gökyüzü yukarıdaydı. Şimdi arada. İki beton bloğun arasına sıkışmış bir fon gibi. Çanak antenler göğe değil, birbirine bakıyor sanki. İnsan sesi yukarı çıkmıyor artık, veri çıkıyor.

Yukarıda kablolar, antenler, beton balkonlar.

Ufuk çizgisini kaybettik.

Belki de o yüzden yönümüzü de kaybettik.

Ufuk dediğin şey insanın içini açar.

Genişlik verir.

“Devamı var” hissi verir.

Şimdi devamı yok gibi.

Sadece kat var. Üst üste kat.

Gökyüzü bir lüks haline geldi. Denizi olmayan şehirde ufuk zaten zordu, şimdi gökyüzü de kesildi.

Ama o kızıllık vardı.

Betonun arasından sızıyordu.

Demek ki tamamen kaybolmadı.

Belki bize düşen şey gökyüzünü geri almak değil.

Onu fark etmek.

Bir avuç da olsa.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder