11 Şubat 2026 Çarşamba

 Sabahın Köründe


Nevin BİLGİN

Saat yedi.

Ama hava hâlâ gece.

Kaldırımlarda insanlar var. Otobüs bekleyenler. Servis aracı gözleyenler. Eller ceplerde, omuzlar düşük. Sokak lambalarının altında bekleyen siluetler.

Ve camın arkasındakiler.

Sıcak bir evde.

Dışarı çıkmak zorunda olmayanlar. Sabahın içinde sıcaklığı yaşayanlar.

İnsan bazen konforundan utanır mı acaba? 

Çünkü o karanlıkta bekleyenler bu şehrin görünmeyen omurgası.

İşçiler. Emekçiler. Sabahın köründe yola çıkanlar. Gün doğmadan üretmeye başlayanlar.

Sistem böyle işliyor.

Onlar erkenden çıkar.

Gece gibi sabahlarda işe giderler.

Akşam yine karanlıkta dönerler.

Güneş onların mesai arkadaşı değildir.

Bir ömür böyle geçer.

Erken kalkmalar, yetişmeler, kart basmalar, vardiyalar.



Yıllar geçer. Beden yorulur. Bel ağrısı başlar. Tansiyon yükselir. Şeker dalgalanır. Eklem sertleşir.

Sonra “emeklilik” gelir.

Ama emeklilik bir rahatlama değil çoğu zaman.


Daha çok bir kenara çekilme.

Düşük maaş.

Market market dolaşıp fiyat karşılaştırma.

Bankaların promosyon kampanyaları.

Hastane kuyrukları.

Eczanede “katkı payı ne kadar çıktı?” hesabı.

Bir ömür üretmiş bir insanın son yılları neden indirim kovalamakla geçer?

Gençken zamanı yoktur.

Yaşlanınca sağlığı yoktur.

Emekli olunca geliri yoktur.

Sabah hala geceydi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder