İlk Öğrenci İsyanları: Osmanlı’da Medreseden Modern Okula
BURSA SULTANİ ÖĞRENCİ İSYANI
NEVİN BİLGİN
Gençlik hareketleri, Osmanlı Devleti’nin yükseliş döneminde medreselerde başlamış ve yıkılışına kadar devam etmiştir. Bu hareketler yalnızca eğitim alanını etkilemekle kalmamış, devletin idari ve toplumsal yapısını da doğrudan ilgilendirmiştir. Medrese öğrencilerinin eylemleri, Osmanlı’nın duraklama ve yıkılış dönemlerinde uzun süre devletin gündemini meşgul etmiş, Anadolu’nun nüfus yapısını da etkilemiştir. Bazı dönemlerde medrese hareketleri, Anadolu nüfusunun azalmasına dahi sebep olmuştur.
Osmanlı’da medrese, klasik dönemin temel eğitim kurumuydu. Medreselerde öğrenciler, dini bilgiler yanında matematik, mantık, dil ve felsefe gibi bilimsel dersler alırlardı. Medreseler yalnızca eğitim kurumları değil, aynı zamanda devletin kadrolarına öğrenci yetiştiren, gençlerin toplumsal ve dini kimliğini şekillendiren önemli merkezlerdi. Öğrenciler “suhte” olarak adlandırılır, medreselerin disiplin ve hiyerarşi kurallarına uymak zorundaydılar.
19.yüzyılda Osmanlı modernleşme sürecine girerken, Batı tarzı eğitim kurumları açılmıştır. Rüşdiye, Osmanlı’da ortaokul seviyesinde açılan modern okul anlamına gelir ve temel derslerin yanı sıra matematik, fen ve yabancı dil eğitimini de içerirdi. Öğrenciler bu okullarda devlet memuriyeti ve teknik alanlarda yetiştirilmek üzere eğitim görürlerdi.
Sultani ise lise seviyesindeki modern okullardır. Sultanilerde öğrenciler daha kapsamlı bir eğitim alır, Batı tarzı bilimler, edebiyat, tarih ve fen dersleri görülürdü. Sultani okullar, Osmanlı’da modern eğitim anlayışının en ileri aşamasını temsil eder ve öğrenciler genellikle üst düzey devlet görevlerine hazırlanırlardı.
Medreselerden başlayıp rüşdiye ve sultani ile devam eden eğitim sistemi, Osmanlı’da gençliğin hem eğitim hem de toplumsal hak talepleri açısından merkezi bir rol oynamasını sağlamıştır. Gençler, eğitim sistemi içinde zamanla kendi haklarını savunma ve sosyal taleplerini dile getirme bilinci geliştirmişlerdir.
16.ve 18. yüzyıllar arasında medrese öğrencileri burs ve yemek haklarındaki aksaklıklar, derslerdeki adaletsizlikler ve öğretmen uygulamalarındaki sorunlar nedeniyle sık sık topluca protesto eylemleri düzenlemişlerdir. İstanbul ve Bursa medreselerinde kayıtlara geçen olaylarda öğrenciler derslere girmemek, kadılara ve öğretmenlere şikâyetlerini iletmek veya doğrudan padişaha başvurmak gibi yöntemlerle seslerini duyurmuşlardır.
17.yüzyılda artan ekonomik krizler ve medreselerde maaş ile burs gecikmeleri, öğrenci memnuniyetsizliğini derinleştirmiştir. Bazı medreselerde öğrenciler yemek ve barınma haklarını almak için dersleri boykot etmiş, topluca şikâyetlerini iletmişlerdir. Devlet çoğu zaman uygun önlemlerle bu isyanları yatıştırmaya çalışmış, ancak bazı durumlarda sert müdahalelerle eylemler bastırılmıştır.
18.yüzyılda öğrencilerin protestoları artık sadece maddi haklar ile sınırlı kalmamış, öğretmen uygulamaları ve ders programlarının adaletsizliği de isyanların temelini oluşturmuştur. Bu dönem, medrese öğrencilerinin eğitim ve disiplin konularında daha bilinçli ve sistemli bir tavır geliştirdiğini göstermektedir.
19.yüzyılda açılan rüşdiye ve sultani okulları, öğrencilerin Batı tarzı modern eğitimle tanıştığı alanlar olarak öne çıkmıştır. Bu okullarda disiplin ve müfredat uygulamaları öğrenciler arasında hoşnutsuzluk yaratmış ve gençler hak taleplerini daha organize biçimde dile getirmeye başlamıştır.
Öğrenciler, sert disiplin uygulamaları, öğretmen davranışları ve ders programlarına karşı çeşitli protesto yöntemleri geliştirmiştir. Toplu boykotlar, derslere girmeme ve okulu terk etme, bu dönemin sık kullanılan eylemlerindendir.
Bursa Sultani’de 1914 yılında yaşanan isyan, bu hareketlerin en bilinen örneklerinden biridir. Öğrenciler disiplin cezalarına ve eğitim sistemine karşı okulu terk ederek gösteriler düzenlemiş, halkın dikkatini çeken eylemler gerçekleştirmiştir.
1914 yılında Bursa Sultani’de gerçekleşen öğrenci ayaklanması, Osmanlı modern eğitim sistemi içindeki en organize gençlik hareketlerinden biri olarak dikkat çeker. Bursa Sultani, Hüdavendigâr vilayetinin merkezi Bursa’da yer alıyordu ve İstanbul’a yakınlığı nedeniyle modern eğitim politikalarının hızla uygulandığı önemli bir okuldu.
Bursa Sultani’de 1914 yılında yaşanan öğrenci ayaklanması, Osmanlı modern eğitim sistemi içerisindeki ilk organize gençlik hareketlerinden biri olarak dikkat çeker. Öğrenciler, ders programlarındaki yoğunluk, sert disiplin uygulamaları ve öğretmenlerin keyfi cezaları nedeniyle uzun süredir hoşnutsuzluk içindeydiler.
Ayaklanma, 28 Mart 1914 tarihinde bir grup öğrencinin çeşitli sebeplerle okulu terk etmesiyle başladı. Öğrenciler yalnızca kendi hak taleplerini dile getirmekle kalmayıp, Darülmuallimin (Erkek Öğretmen Okulu) ve Bursa’daki Ziraat Okulu öğrencilerini de eyleme teşvik ederek şehrin sokaklarında ve pazarlarında propagandalar yaptılar. Eylemler kısa sürede büyüyerek Bursa çevresindeki şehirlerde, özellikle İstanbul’da da dikkat çekti ve okulları, öğrencileri etkileyen ciddi bir toplumsal mesele hâline geldi.
Olay, Türk bürokrasisi tarafından ciddi şekilde ele alındı. Merkezi hükümet, bölgeye bir müfettiş atayarak kapsamlı bir soruşturma başlattı ve kurumlar arası yazışmalar çerçevesinde gerekli önlemler alındı. Devlet, gerekli tedbirleri alarak isyanı bastırmış olsa da, hareket bir süreliğine yetkilileri yoğun şekilde meşgul etti ve Osmanlı tarihine önemli bir öğrenci hareketi olarak geçti.
Hoşnutsuzluk, kısa sürede kolektif bir tepkiye dönüştü ve öğrenciler topluca okulu terk ederek gösteri ve protestolar düzenlemeye başladı. Bazı kaynaklara göre öğrenciler, okul bahçesinde toplanıp yüksek sesle hak taleplerini dile getirmiş, okuldaki yönetim ve öğretmenler üzerinde ciddi bir baskı oluşturmuşlardır.
Ayaklanmanın temel nedenlerinden biri, öğrencilerin eğitim hakkı ve adalet beklentileriydi. Öğrenciler, bazı arkadaşlarının disiplin cezaları nedeniyle derslerden uzaklaştırılmasına veya not kayıplarına uğramasına tepki gösterdiler. Bu durum, öğrenciler arasında bir dayanışma duygusu oluşturdu ve eylemler daha örgütlü hâle geldi. Öğrencilerin isyanı, yalnızca okul içinde kalmamış, Bursa halkı ve çevre ilçelerde de yankı bulmuştur; şehirdeki bazı gazeteler olayı haberleştirmiş, toplumun dikkatini gençlerin taleplerine çekmiştir.
Devlet ve okul yönetimi, ayaklanmayı bastırmak için müdahale etmek zorunda kaldı. Öğrencilerle görüşmeler yapılmış, bazı disiplin cezaları gözden geçirilmiş ve hak taleplerinin bir kısmı kabul edilmiştir. Ancak bu ayaklanma, öğrencilerin haklarını savunma ve örgütlü biçimde seslerini duyurma bilincinin güçlendiği bir dönüm noktası olarak tarihe geçmiştir. Bursa Sultani 1914 ayaklanması, modern okul öğrencilerinin toplumsal farkındalığının en açık göstergesidir ve Osmanlı’da öğrenci hareketlerinin Cumhuriyet dönemine uzanan etkilerini anlamak için önemli bir örnek teşkil eder.
İstanbul’daki bazı sultanilerde de öğrenciler, ders saatleri, öğretmen uygulamaları ve disiplin cezalarına karşı toplu boykotlar ve şikâyetlerde bulunmuşlardır. Bu eylemler, öğrencilerin sadece bireysel değil, toplumsal hak taleplerini de duyurma çabası olarak kaydedilmiştir.
20.yüzyıl başında gençlik hareketleri eğitim reformlarıyla birlikte daha organize hâle gelmiş ve devletle ilişkilerinde hak talebi bilincini ön plana çıkarmıştır. Modern okul dönemindeki isyanlar, medrese hareketlerinden farklı olarak daha sistematik ve toplumsal etkisi yüksek eylemler hâline gelmiştir.
Rüşdiye ve sultani öğrencilerinin hareketleri, Osmanlı’nın modernleşme sürecinde gençlerin eğitime, haklara ve toplumsal değişime katkısını göstermesi açısından önemlidir. Bu eylemler, Cumhuriyet dönemi öğrenci hareketlerinin temelini oluşturmuş, gençliğin toplumsal bilinç ve hak mücadelesindeki rolünü açıkça ortaya koymuştur.
Onur Yıldırım, İş ve İsyan: 16. Yüzyılda Öğrenci İsyanları,
Osman Ayvazoğlu, Osmanlı’dan Cumhuriyete Öğrenci Hareketleri 1,
The anatomy of a student uprisal: The case of the Bursa Sultani (1914)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder