SOSYAL BORSA: SELAMINIZIN PİYASA DEĞERİ KAÇ?
Nevin BİLGİN
Günümüzde selam vermek sıradan bir nezaket değil, yatırım planı hâline geldi.
Sosyal ilişkiler giderek daha ölçücü ve çıkar odaklı bir hâle geldi. İnsanlar, bir başkasına yaklaşırken artık sadece unvanına, gelirine, eğitim seviyesine veya tanıdığı güçlü kişilere bakıyor. Selam vermek, sohbet başlatmak ya da sadece nezaket göstermek bile “karşılığını” düşünerek yapılır oldu.
Ne yazık ki bu, insan ilişkilerini yüzeyselleştiriyor ve empatiyi azaltıyor. Selamı vermeden önce daha yaklaşırken kafada plan başlıyor, "ne işime yarar", "nerede kullanabilirim", "haydi zorla nerede işe yarar".. Hesap sonucu "kullanılamaz, kullanım tarihi geçmiş" ise selam vermeden geçiyor kafayı çeviriyor.
Ama plan işlemiş ve “Bundan şurada yararlanırım. Yüksek mevkiye geldi" ise "Selam"la başlayan uzun bir didikleme ve sorular dönemine geçilir, sahte gülücükler atılır etrafa.
Sıradan bir insansanız?
....... size selam. Çünkü kredi yok, güç yok, mevki yok, maaş yok. İnsan olmanız yetmez faydanızın, avantajınızın olup olmadığı kalır geride.
Artık herkes “ne iş yapıyorsun?”, “nerelisin?”, “maaşın ne kadar?” sorularıyla doğrudan saldırıya geçiyor. Sanki insan olmak yeterli değilmiş gibi, önce bir CV’sini, maaş bordrosunu ve güç haritasını görmek gerekiyor.
Bir de tabii yüksek mevki tanıdığın var mı sorusu var. Anlaşılan o ki, selam vermek artık bir prosedür; önce karşı tarafın “statüsünü” onaylıyorsun, sonra belki hoş geldin diyorsun. Yoksa, “güçlü” değilse selam bile hak etmiyor.
Oysa eski usul saygı neydi? Karşındakinin kim olduğuna bakmadan selam vermek, tebessümle yaklaşmak, insan gibi muamele görmek… Ama şimdi selam bile “bunu arayıp sorayım mı, soramayım mı?” diye onaydan geçiyor.
Eskiden insanlar selam verirdi. Şimdi insanlar hesap yapıyor: “Buna selam vereyim mi, yoksa yok sayayım mı? Bu bana ileride bir şey kazandırır mı?” Ve maalesef çoğu zaman sıradan insanlar bu hesapta siliniyor, görünmez oluyor. Belki de onlar için görünmez olmak daha hayırlısı çünkü posasını sıkıp kenara atılmadan kurtulmuş olur.
Kaç kişi kaldı, insanlara, kim olduklarına bakmadan selam veren. Çünkü bazı şeyler, parayla, mevkiyle veya tanıdıklarla ölçülmez.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder