Peki, gördüğüne inanmayı bıraktığında, geriye gerçekten ne kalıyor?
Algılarımız Ne Kadar Doğru?
Birini ilk gördüğünde hakkında verdiğin karar… büyük ihtimalle doğru değil.
İnsanları sadece algılarımıza göre değerlendirmek hızlıdır ama çoğu zaman eksiktir.
Çünkü algı dediğimiz şey gerçeğin kendisi değil, zihnimizin onu nasıl yorumladığıdır.
Geçmiş deneyimlerimiz, korkularımız, beklentilerimiz hatta o anki ruh halimiz bile karşımızdakini nasıl gördüğümüzü şekillendirir.
Bu yüzden aynı insan, farklı kişiler için tamamen farklı biri olabilir.
Sessiz biri sana mesafeli gelebilir, ama belki sadece yorgundur. Çok konuşan biri samimi görünebilir, ama bu derinlik anlamına gelmeyebilir. Algılar, eksik bilgilerle verilen hızlı kararlardır.
Sorun algılamak değil. Sorun, algıyı gerçek sanmak.
Bir insanı tek bir ana, tek bir davranışa indirgemek onu anlamak değil, kolaylaştırmaktır.
Oysa insan dediğimiz şey sabit değil. Değişen, katmanlı ve çoğu zaman çelişkili bir yapıdır.
Belki de en doğru soru şu:
“Bana böyle geliyor… ama gerçekten böyle mi?”
Bu soruyu sorduğun anda, hem yanılma payını kabul edersin hem de karşındakine daha adil bir alan açarsın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder