16 Mayıs 2026 Cumartesi

 Mayıs geldiğinde...







Bazı insanların yokluğu, sadece bir insanın eksilmesi olmuyor hayattan.

Sanki birlikte güldüğün bir dönem, bir dil, bir ruh hali de çekilip gidiyor dünyadan. Ondan sonra hiçbir şey tam aynı olmuyor.

Dostum, arkadaşım, kardeşim, meslektaşım,  en çok haber rekabeti yaptığım kankam gazeteci Ali Ekber Ertürk benim için böyleydi. Onu tüm tanıyanlar içinde yeri bambaşka bundan eminim. 

İnsan yıllar boyunca en yakın arkadaşıyla sadece anı biriktirmiyor çünkü. 

Birbirinin refleksine dönüşüyor. Gece çalan telefonda ses tonundan ne diyeceğini anlamaya… Türkiye’nin en önemli haberine atacağı hicivli başlığı daha o cümleyi kurmadan tahmin etmeye… Sokakta yürürken bile aynı şeye gülmeye alışıyor. Çokça ortak anılarımızın olduğu Bir Tehlikeli Muhabirin Anıları kitabını iyi ki yazmış diyor insan eline aldıkça...

Şimdi bazen bir haber görüyorum. İçimden ilk geçen şey şu oluyor:

“Ali Ekber buna nasıl başlık atardı?”

Çünkü onun haberciliği de kendisi gibiydi. Zekâ dolu, hızlı, muzır, yaratıcı…Ve kamunun en önemli konusuna parmak basan. 

Şimdi haberler daha sessiz geliyor bana. Daha tatsız, daha renksiz. Sanki bir yerlerinden hayat çekilmiş gibi.

En çok da o küçük şeyler insanın içine oturuyor. Çocuklarına yaptığı esprileri anlatışı… Ansızın gönderdiği dans videoları… Bir anda çizip attığı karikatürler…

Birlikte “soytarılık” dediğimiz ama aslında bizi bu hayatın ağırlığından koruyan o yıllarca süren dostluk hali…

Geçenlerde yine çıktı karşıma; 2000’li yılların başında Star bürosundaki herkesi tek tek çizdiği o karikatür.

Bakınca bir anda yıllar öncesine gittim.

Okulda çizdiği Anadolu kadınlarını hatırladım. Ne kadar yetenekli, ne kadar yaratıcı olduğunu… Ve insanın aklı almıyor işte böyle canlı, böyle taşan insanların bir gün gerçekten susabileceğini.

Mayıs ayı geldiğinde içimde hep iki duygu oluyor artık.

Bir yanda baharın o güzel tarafı… Öte yanda seni uğurladığımız günlerin ağırlığı.

İnsan boşluklarla yaşamayı öğreniyor deniyor ya… Doğru belki. Yaşamayı öğreniyor ama alışmıyor. Çünkü bazı dostlukların yeri dolmuyor. Bazı insanlar gittikten sonra bile hayatın her yerinde kalıyor.

Onu özlemek, hiç dinmeyen ve sevgiyle sızlayan bir yara gibi...

Bir cümlede.

Bir kahkahada.

Bir karikatürde.

Gece çalan bir telefonda.

Ve insan bazen halâ, sanki birazdan arayacakmışsın gibi hissediyor. Özlemle...


Ali Ekber Ertürk'ü anlatmaya çalışan bir belgeselimiz ve linki. İzlemek isteyenler için. 

https://www.youtube.com/watch?v=KI5llt7rgAw

#AliEkberErtürk


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder