ÇEYİZ SANDIKLARI
Eskilerin renkli düşleri, bugün hâlâ ahşabın sessizliğinde saklı durur: çeyiz sandıkları… Kadınların umutlarını, hayallerini, ilk gelinlik telaşlarını içine gizlediği bu sandıklar, bir zamanlar hayatın ritmini belirlerdi. İlk bakışta göz alıcı renkleriyle büyüler, minik işlemeleriyle neşe saçardı; bazısı çiçek desenleriyle, bazısı kuş figürleriyle şenlenirdi. Her bir düğme, her bir iplik, bir sabahın telaşını, bir akşamın sessizliğini anlatır gibiydi.
Sonraları zaman değişti, sandıklar ağırlaştı; ahşabın oyma desenleri derinleşti, renkler soldu ama haysiyetleri baki kaldı. Gelinler onları açtıklarında, geçmişin kokusunu, annelerinin, büyükannelerinin el emeğini, dualarını hissederdi. Bir sandığın kapağı aralandığında sadece örtüler değil, hatıralar da serilirdi önüne.
Günümüzde çeyiz sandıkları artık nadir bir hazine. Antikacılarda, köşelerde, eski evlerin tozlu odalarında bulabilirsin onları. Ama hâlâ bir kadın gelin olacağı günü hayal ediyorsa, belki de içinden bir sandık geçirir rüyasında; rengarenk, oyma işlemeli, geçmişin sessiz şahitliğiyle dolu…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder