Kelle Koltukta Çalışmak: Bir İşçinin Kafasındaki Kan Grubu
Nevin BİLGİN
Bir işçinin baretinin üzerinde yazan o birkaç harf… Aslında bir kan grubundan çok daha fazlası. O harfler, her sabah evden çıkarken “Belki de bugün dönemem” cümlesinin sessiz gölgesi. İnşaatta rüzgârın salladığı bir iskelede, madende karanlığın dibinde, ormanda devrilme ihtimalinin gölgesinde, tamirde kıvılcımların yağdığı bir tezgâhın başında… Her işçi aynı kaderle yüzleşir: Kelle koltukta çalışmak. Ve başının üzerinde taşıdığı baret, onu koruyan bir kalkan değil, adeta acil durumda okunacak bir kimlik kartıdır.
Baretin üstündeki isim, işçinin kendi varlığını ispat etmeye çalıştığı son noktadır. “Ben buradayım. Ben bir insanım.” demenin en yalın ve en acı hâli. O kan grubu yazısı ise, olabileceklerin hesabının önceden tutulduğu bir hayatın özetidir. Eve ekmek taşımak için her gün ölümle omuz omuza yürüyen insanların, kendi kanlarını başlarında taşımak zorunda bırakıldığı bir düzen… Ve bütün bu sessiz kahramanlık, tek bir şey söyler: Çalışmak bazen bir iş değil, bir hayatta kalma biçimidir.
#işçi
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder