30 Kasım 2025 Pazar

ANKARA BİT PAZARI

VE YARIM KALANLAR....




NEVİN BİLGİN 

Bit pazarı, insanın kendi içindeki eksikleri tamamlamak için dolaştığı sessiz bir koridor gibidir. 

Her tezgâhta bir başkasının yarım kalmış hikâyesi durur; bir evden çıkarken kapının yanında unutulmuş bir çerçeve, bir zamanlar bir çocuğun avuçlarında değer olan oyuncak, bir annenin dikiş kutusunda sakladığı renkli düğmeler… Semerler, halı tezgahları, bisikletler..



Eşya dediğin şey aslında hafızanın donmuş hâlidir. 

İnsan, bit pazarında bir nesneye dokunduğunda, kendi kayıplarına, kendi yalnızlığına usulca değmiş olur. Belki o yüzden eski bir radyonun çatlak sesinde kendi çocukluğunu duyar, sararmış bir kitapta yıllardır adını koyamadığı boşluğu bulur.




Oraya gelenler sadece ucuz bir şeyler aramaz; kimisi unutulmuş bir anının izini, kimisi geçmişiyle konuşabileceği küçük bir kapı aralar. 



Bit pazarında dolaşırken insanlar birbirinin hikâyesine değmeden geçemez. 



Bir tezgâhta duran paslanmış bir çaydanlık, bazen insanın içinde hiç beklemediği bir yeri acıtır; 



“Ben de bir zamanlar dost sohbetlerinin sıcaklığıydım" der sessizce. 



Orada kimse konuşmaz ama herkes içinden bir şey fısıldar: Geçmiş geçmiyor, sadece şekil değiştiriyor. 



Ve bit pazarı, o şekil değiştiren anıların yaşamak için kendine yeni bir kalp aradığı yerdir.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder