10 Aralık 2025 Çarşamba

 Nietzsche’nin Devesi ve İnsan 

Yük Taşımaktan Kendini Aşmaya Uzanan Yol


Nevin BİLGİN 

Alman Filozof Friedrich Nietzsche, "Böyle Buyurdu Zerdüşt’te insanın ruhsal dönüşümünü üç aşamada açıklar: deve, aslan ve çocuk. 

Bu dönüşüm yalnızca bir karakter değişimi değil insanın kendini tanıma, özgürleşme ve yaratıcı bir varlık haline gelme yolculuğu.


Bu yolculuğun ilk durağı olan deve, aslında insanın yaşamın ağırlıklarıyla kurduğu ilişkiyi temsil eder.

Deve, toplumun beklentileri doğrultusunda bize miras kalan “böyle olmalısın”ları, ahlaki yükleri, görev duygusunu ve zorunlulukları sorgulamadan taşır. 

Nietzsche’ye göre insan, yaşamının önemli bir bölümünü bu “yüklenme” döneminde geçirir; çünkü deve, güçlüdür, dayanıklıdır, “taşıması gereken”i taşıyarak gurur duyar. 

Bu aşamada insan ailesinin, toplumun, geleneğin ve hatta kendi içinde kurduğu otoritenin emirlerini yerine getirir. 



İyi bir öğrenci olmak, çalışkan biri olmak, sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmek… Tüm bunlar deve aşamasının özellikleridir.

Ancak deve sadece yük taşımakla kalmaz; içten içe bir soruyla yüzleşmeye başlar:

“Bu yükleri neden taşıyorum?”

İşte bu soru, insanın dönüşümünün başlangıcıdır. Çünkü Nietzsche’ye göre deve, her ne kadar güçlü görünse de, altını çizdiği enerji tükenişinin, içsel sıkışmanın ve kendini aşma arzusunun en belirgin evresidir. 

Deve olmadan insan güçlenemez; fakat sadece deve olarak kalırsa da kendi ağırlıkları altında ezilir.

Deve aşaması, insanın uyum sağlama evresidir. Ama aynı zamanda uğruna isyan etmeden yaşadığı bir dönemdir. 

Kişi, kendi arzularını, “kendi olma” isteğini, içsel sesini bastırır. 

Yükleri taşıdıkça güçlenir ama özgürleşemez. Nietzsche’nin insan yorumunda deve, hem disiplinin hem de itaatkarlığın sembolüdür. 

Bu da insanın olgunlaşması için gerekli ama kalıcı olmaması gereken bir evredir.

Sonunda deve, çölün ortasında durur yani insan kendi içsel yalnızlığında durur  ve şunu fark eder:

“Bu yükleri artık taşımak istemiyorum.”

İşte bu fark ediş, devenin bir sonraki aşamaya, aslana dönüşmesinin kapısını açar. Aslan “hayır” der; deve yük taşırdı, aslan yükten kurtulur. Fakat insan ancak bu ilk aşamayı yaşadıktan sonra kendi özgürlüğünün savaşçısı olabilir.

Nietzsche’nin devesi, bu nedenle insan için hem kaçınılmaz hem de gerekli bir evredir. 

Çünkü deve olmadan güç, güç olmadan özgürlük, özgürlük olmadan da yaratıcı bir yaşam mümkün değildir. 

Deve, insanın kendini aşma yolculuğunda attığı ilk adımdır  ağırlıkların altında güçlenir, ama o güç bir gün özgürlüğün kapısını açmak için kullanılacaktır.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder