DAĞLARDA KARSIZ KALDI
SAF KALAN NE VARSA BİZDEN UZAKLAŞIYOR TIPKI DAĞLARIN DORUKLARI GİBİ
Dağlarda artık kar yok ve bu yokluk, yalnızca mevsimlerin değil, insanın iç dünyasının da eksilişi.
Bir zamanlar gökyüzünden düşen her kar tanesi, içimizdeki beyazlığı da tazeliyordu sanki. Soğuğun temizleyen dokunuşu, sessizliğin arındırıcı kudreti içimize sinerdi.
Şimdi karın geri çekilişi, sanki içimizdeki o beyaz, o saf ve dingin tarafın da usulca uzaklaşması gibi. Doğa bir şey kaybediyorsa, insan da kaybediyor. Çünkü biz de mevsimler gibiyiz.
Karın olmadığı her kış, içimizdeki berraklığın da azaldığını hissediyoruz. Eskiden kar, ruhun üzerine serilen bir örtüydü kırgınlıkları saklar, acıları dinginleştirir, insanı kendine döndürürdü. Şimdi çıplak dağlara bakarken, kendi içimizin de örtüsüz kaldığını fark ediyoruz.
Kar eksildikçe, insanın içindeki beyaz alan daralıyor saf kalan ne varsa, tıpkı dağların doruklarından çekilen kar gibi, ağır ağır bizden uzaklaşıyor.
GönüI verdin derIerdi o deIikanIıya
En sonunda varmışsın bir erzincanIıya
BiImem şimdi haIa bu iIk kocandamısın
HaIa dağIarı karIı erzincandamısın
Bırak geçmiş günIeri gönIüm hatırIasın
Hatırada kaIan şeyIer değişmez zamanda
Ne vefaIı komşumuzdun sen fahriye abIa
AHMET MUHİP DIRANAS
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder