11 Ocak 2026 Pazar

 “Haydut Devlet” Kavramı: Tanımı, Gelişimi, Eleştirileri ve Uluslararası Hukuktaki Yeri



Nevin BİLGİN

Haydut devlet (rogue state) kavramı, Soğuk Savaş sonrası dönemde özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nin dış politika söyleminde öne çıkmış, uluslararası ilişkiler literatüründe yaygın biçimde kullanılmış ancak uluslararası hukukta herhangi bir resmî karşılığı olmayan siyasal bir niteleme olarak dikkat çekmiştir. 

Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte uluslararası sistem köklü bir dönüşüm sürecine girmiştir. İki kutuplu yapı yerini belirsizliklerle dolu, çok aktörlü bir güvenlik ortamına bırakmıştır. Sovyetler Birliği’nin dağılması, ABD’yi küresel sistemde askeri ve siyasi olarak benzersiz bir konuma taşırken, bu yeni dönemde tehdit kavramının da yeniden tanımlanmasını gerekli kılmıştır.

İşte bu bağlamda haydut devlet kavramı, ABD dış politikasında yeni tehdit algılarının sembolik bir ifadesi olarak ortaya çıkmıştır.

Bu kavram, belirli devletleri uluslararası sistemin “sorunlu”, “tehlikeli” ve “dışlanması gereken” aktörleri olarak tanımlamak için kullanılmıştır. Ancak kavramın hukuki bir tanımı bulunmamakta, büyük ölçüde siyasal söylem ve güç ilişkileri çerçevesinde şekillenmektedir. 

Bu durum, kavramın meşruiyeti ve uluslararası hukukla uyumu konusunda ciddi tartışmalara yol açmıştır.

Ortaya Çıkışı ve Anlamı

Haydut devlet terimi, genel olarak uluslararası hukuku ihlal ettiği iddia edilen, saldırgan dış politikalar izleyen, terör örgütleriyle ilişkilendirilen, kitle imha silahları geliştirdiği öne sürülen ve insan hakları sicili sorunlu olan devletleri tanımlamak için kullanılmaktadır. 

Kavramın kökenleri 1980’li yıllara uzansa da, sistematik biçimde dış politika söylemine yerleşmesi 1990’lı yıllarda gerçekleşmiştir.

Anthony Lake’in 1994 yılında Foreign Affairs dergisinde yayımlanan makalesi, kavramın teorik çerçevesini çizen ilk metinlerden biri olarak kabul edilmektedir. Lake’e göre bu tür devletler, uluslararası toplumun temel normlarını reddetmekte ve bu nedenle çevrelenmeleri ya da izole edilmeleri gerekmektedir. 

Bu yaklaşım, ABD’nin yaptırım, diplomatik baskı ve gerektiğinde askeri müdahale politikalarını meşrulaştıran bir zemin oluşturmuştur.

ABD Dış Politikasında Kavramın Kullanımı

ABD tarafından haydut devlet olarak nitelendirilen ülkeler zaman içinde değişiklik göstermiştir. Ancak Kuzey Kore, İran, Irak (Saddam Hüseyin dönemi), Libya (Kaddafi dönemi) ve Küba, bu söylemin en sık hedef aldığı ülkeler arasında yer almıştır. 

Bu devletler, ABD tarafından uluslararası barış ve güvenlik için tehdit olarak sunulmuş; ekonomik yaptırımlar, diplomatik izolasyon ve askeri tehditlerle karşı karşıya bırakılmıştır.

11 Eylül 2001 saldırıları sonrasında bu söylem daha sert bir biçim almış ve George W. Bush yönetimi tarafından Şer Ekseni kavramıyla birleştirilmiştir. 

Bu yeni söylem, önleyici savaş doktrininin teorik dayanaklarından biri hâline gelmiş ve özellikle Irak’ın 2003’te işgal edilmesinde belirleyici olmuştur. 

Sonraki yıllarda Barack Obama yönetimi kavramı daha az kullanmış, ancak pratikte benzer politikalar farklı adlar altında sürdürülmüştür.

Uluslararası Hukuk Açısından Kavramın Yarattığı Sorunlar

Haydut devlet kavramı, uluslararası hukukun temel ilkeleriyle önemli ölçüde çelişmektedir. Birleşmiş Milletler Şartı’nda yer alan egemen eşitlik ilkesi, tüm devletlerin hukuken eşit olduğunu ve iç işlerine müdahale edilemeyeceğini açıkça belirtmektedir. Oysa bir devleti haydut olarak etiketlemek, o devleti hukuki eşitlikten fiilen dışlamak anlamına gelmektedir.

Ayrıca müdahale yasağı, devletlerin başka devletlerin iç işlerine karışmasını engelleyen temel bir normdur. Haydut devlet söylemi ise çoğu zaman rejim değişikliği, yaptırım ve askeri müdahale gibi uygulamaların meşruiyet aracı olarak kullanılmaktadır. 

Özellikle tek taraflı yaptırımlar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi onayı olmaksızın uygulandığında, uluslararası hukukun kolektif güvenlik sistemini zayıflatmaktadır.

En temel sorunlardan biri de kavramın hukuki bir tanımının bulunmamasıdır. 

Uluslararası hukukta “haydut devlet” statüsü yoktur. Bu durum, kavramın tamamen siyasal ve öznel bir nitelik taşıdığını ve güçlü devletler tarafından çıkarlarına göre kullanılabildiğini göstermektedir.

Eleştirel Yaklaşımlar ve Akademik Tartışmalar

“Haydut devlet” kavramı, akademik literatürde yoğun eleştirilere maruz kalmıştır. En sık dile getirilen eleştirilerden biri çifte standart meselesidir. Aynı türden insan hakları ihlalleri veya silahlanma faaliyetleri yürüten bazı müttefik devletlerin bu kategoriye sokulmaması, kavramın seçici biçimde kullanıldığını ortaya koymaktadır.

Bir diğer eleştiri, kavramın kendini gerçekleştiren kehanet etkisi yaratmasıdır. 

Bir devletin sistematik olarak dışlanması ve tehdit olarak tanımlanması, o devletin daha saldırgan ve içine kapanık politikalar benimsemesine yol açabilmektedir. Bu durum, güvenlik ikilemini derinleştirerek uluslararası iş birliğini zorlaştırmaktadır.

Eleştirel kuramcılar ve post-yapısalcı yaklaşımlar ise “haydut devlet” söylemini, küresel hiyerarşileri yeniden üreten bir güç dili olarak değerlendirmektedir. 

Bu yaklaşıma göre kavram, normal ve anormal devlet ayrımı yaratarak uluslararası sistemdeki eşitsizlikleri pekiştirmektedir

Haydut devlet kavramı, Soğuk Savaş sonrası dönemde ABD dış politikasının önemli araçlarından biri olmuş, belirli devletlere yönelik sert ve müdahaleci politikaların gerekçelendirilmesinde kullanılmıştır. 

Ancak kavram, uluslararası hukukta karşılığı olmayan, büyük ölçüde siyasal ve ideolojik bir etiket olarak kalmıştır. Egemen eşitlik ilkesini zedelemesi, çifte standartlara açık olması ve çatışmaları derinleştirme potansiyeli, bu kavramın en temel sorunları arasında yer almaktadır.

Günümüz küresel düzeninde, güvenlik tehditlerinin karmaşıklaştığı bir ortamda, devletleri yaftalayan söylemler yerine çok taraflılık, diplomasi ve uluslararası hukuka dayalı çözüm mekanizmalarının güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. 

“Haydut devlet” gibi kavramların sorgulanması, daha adil ve kapsayıcı bir uluslararası düzenin inşası açısından zorunludur.

Kaynakça: 

https://www.foreignaffairs.com/articles/iran/1994-03-01/confronting-backlash-states

https://www.brookings.edu/articles/replacing-the-rogue-rhetoric-a-new-label-opens-the-way-to-a-better-policy

https://en.wikipedia.org/wiki/Rogue_state

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4286833


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder