Çin’de “Şişman Hapishaneleri”
Beden, Disiplin ve İtaat
Devlet insan bedeni üzerinde ne kadar söz sahibi olabilir?
Nevin BİLGİN
Son yıllarda uluslararası basında ve sosyal medyada zaman zaman “Çin’de şişman hapishaneleri” olarak adlandırılan kurumlara dair haberler yer alıyor.
Resmî adıyla bunlar hapishane değil; genellikle kilo kontrol kampları, yaşam tarzı merkezleri ya da sağlık rehabilitasyon okulları olarak tanımlanıyor. Ancak içeride uygulanan yöntemler, bu adlandırmaların ötesinde ciddi etik ve insan hakları tartışmalarını beraberinde getiriyor.
Disiplin Altında Zayıflama
Bu merkezlerde kalan kişilerin –çoğu zaman çocuklar ve gençler– günlük yaşamı askerî disipline benzer bir düzenle kontrol ediliyor. Sabah erken saatlerde zorunlu kalkış, saatler süren yoğun egzersizler, sınırlı kaloriyle oluşturulmuş diyetler ve sıkı gözetim yaygın uygulamalar arasında sayılıyor. Bazı tanıklıklara göre bireyler, kilo veremediklerinde cezalandırılıyor, aşağılanıyor ya da psikolojik baskıya maruz kalıyor.
Bu noktada mesele yalnızca kilo değil; bedenin denetimi. Devletin ve ailenin “sağlıklı birey” tanımı, kişinin kendi bedeni üzerindeki söz hakkının önüne geçiyor.
Gönüllülük mü, Zorunluluk mu?
Yetkililer bu merkezlerin gönüllülük esasına dayandığını savunsa da, özellikle çocuklar söz konusu olduğunda bu iddia tartışmalı. Aileler tarafından gönderilen çocukların önemli bir kısmının rıza gösterecek yaşta olmadığı vurgulanıyor. Bazı vakalarda çocukların merkezlerden kaçmaya çalıştığı, ancak geri getirildiği de medyaya yansıyan iddialar arasında.
Bu durum sağlık gerekçesiyle uygulanan politikaların cezalandırıcı bir karaktere bürünmesi riskini ortaya koyuyor.
Sağlık mı, Toplumsal Kontrol mü?
Çin’de obezite oranlarının özellikle kentleşme, fast food tüketimi ve hareketsiz yaşamla birlikte arttığı biliniyor. Devlet, bu durumu ekonomik verimlilik ve kamu sağlığı açısından bir sorun olarak ele alıyor. Ancak eleştirmenlere göre bu yaklaşım, bireysel farklılıkları yok sayan, bedeni normlara uydurmaya çalışan otoriter bir sağlık anlayışını yansıtıyor.
Burada temel soru şu:
Sağlıklı bireyler mi yetiştiriliyor, yoksa itaatkar bedenler mi üretiliyor?
Çin’e Özgü
Elbette beden politikaları yalnızca Çin’e özgü değil. Dünyanın pek çok yerinde kilo, estetik ve sağlık üzerinden bireyler baskı altına alınıyor. Ancak Çin örneğini ayırt eden nokta, bu baskının kurumsal, sistematik ve devlet destekli bir biçimde uygulanması iddiası.
“Şişman hapishaneleri” ifadesi belki abartılı ya da polemikçi bulunabilir; fakat bu kavramın arkasında yatan gerçek, beden üzerinde kurulan sert bir iktidar ilişkisini görünür kılıyor.
Kilo, sağlık ve yaşam biçimi elbette önemli meseleler. Ancak bunların çözümü, zorla kapatma, cezalandırma ve itaate dayalı disiplin yoluyla mı olmalı? Çin’deki bu uygulamalar, modern dünyada hala şu sorunun geçerliliğini koruduğunu gösteriyor:
Devlet, bireyin bedeni üzerinde ne kadar söz sahibi olabilir?
#hapishane
#şişmanhapishanesi
Kaynakça:
https://www.gzt.com/dunya/cinin-obeziteye-karsi-buldugu-sira-disi-yontem-sisman-hapishaneleri
https://www.geo.tv/latest/642243-china-establishes-fat-prisons-for-obese-people-to-lose-weight
https://en.sedaily.com/international/2026/01/04/foreigners-flock-to-chinas-obesity-prisons-promising
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder