29 Ocak 2026 Perşembe

 Su Yok Diyoruz, Kaldırımlardan Akıyor: 

Araba Yıkama Dükkanları ve Görmezden Gelinen Tehlike

ŞEHİRLERDE BİNA ALTLARINDA GİZLİ VE BÜYÜK TEHLİKE: LASTİK DEPOLAMA ALANLARI

PATLAMA, YANGIR RİSKİ YÜKSEK 




Nevin BİLGİN 

Bir yanda “su kıtlığı kapıda” uyarıları, baraj doluluk oranları, tasarruf çağrıları…

Diğer yanda şehirlerin ortasında, kaldırımlardan yollara doğru şarıl şarıl akan sular.

Sebep mi? Her köşe başında açılan araba yıkama dükkânları.

Bugün neredeyse her apartman altında, her giriş katında, her ara sokakta bir araba yıkama var. Üstelik bu dükkânların büyük bir kısmında ne su kullanımı denetleniyor ne de çevreye verilen zarar umursanıyor. Yıkama sırasında kullanılan tonlarca su, geri kazanım olmaksızın kaldırımlara taşıyor, yollara akıyor, kanalizasyona karışıyor.



Sormak gerekiyor:

Su kıtlığından söz ederken bu savurganlık normal mi?

Bu kadar çok araba yıkama dükkânının bir arada bulunması gerçekten gerekli mi?

Su Krizi Varken Bu İsraf Kimin Kararı?

Araba yıkamak lüks bir ihtiyaçtır.

Ama bugün bu lüks, kamusal bir israfa dönüşmüş durumda.

Bir yanda evinde musluğu kısan vatandaş, diğer yanda saatlerce akan hortumlar… Üstelik çoğu dükkânda:

·Su tasarruf sistemi yok,

·Geri dönüşüm yok,

·Denetim yok.



Bu tablo, bireysel ihmallerden değil, kuralsızlıktan ve denetimsizlikten kaynaklanıyor.

Apartman Altları: Araba Yıkama, Lastik Deposu, Risk Merkezi

Sorun sadece su değil.

Bir diğer ciddi tehlike ise binaların altında faaliyet gösteren lastik depolama alanları.

Lastik, yüksek derecede yanıcı bir malzemedir.

Apartmanların altında, insanların yaşadığı binaların zemin katlarında lastik depolanması:

·Yangın riski oluşturur,

·Zehirli duman tehdidi yaratır,

·Tahliye ve müdahaleyi zorlaştırır.

Bir yangın çıktığında bedelini ödeyecek olan, o dükkânı işleten değil; o binada yaşayan insanlar olacaktır.

Bu Kadar Çok Olmaları Doğru mu?

Her mahallede, her apartman altında, her sokakta aynı tür işletmelerin açılması; ne şehir planlamasıyla ne çevre politikasıyla ne de kamu güvenliğiyle bağdaşmaktadır.

Bu durum artık “esnaf meselesi” değil;

su politikası, şehir güvenliği ve kamu sağlığı meselesidir.

Ne Yapılmalı?

·Araba yıkama dükkânlarına su kullanım kotası ve geri dönüşüm zorunluluğu getirilmeli,

·Kaldırımlara ve yollara su akıtılması caydırıcı cezalarla engellenmeli,

·Apartman altlarında yanıcı madde depolanması ciddi şekilde sınırlandırılmalı,

·Ruhsatlar yeniden gözden geçirilmeli,

·Belediyeler “görmezden gelen” değil, denetleyen bir rol üstlenmeli.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder