1 Şubat 2026 Pazar

Bir Yaşlı Yolcunun Gözünden Belediye Otobüsü


Bakın ne diyorlar?



Belediye otobüsüne bindiğimde insanların yüzü değişiyor.
Bunu saklamıyorlar.
“Yine bedava binenler” bakışı hemen geliyor.

Ayakta kalırsam yer vermek istemiyorlar.
Göz göze gelmemek için herkes başka yere bakıyor.
Yer vermek bir nezaket değil, kaçınılan bir durum haline gelmiş.

Arkamdan söyleneni duyuyorum:
“Bunlar da otobüsü geziyor.”
Oysa ben gezmiyorum.
Doktora gidiyorum, tahlil yaptırıyorum, ilaç almaya çalışıyorum.

Şoför beni görüyor.
Ayakta olduğumu, tutunmakta zorlandığımı da biliyor.
Buna rağmen frene ani basıyor.
Özellikle duraklara yaklaşırken.
Bir iki yaşlı yuvarlanıyor.
Kaldırabilene aşk olsun.



Gençler sarsılır, tutunur.
Yaşlı düşer.
Düşen kalkamaz.
Bu herkesin bildiği bir gerçek.

Düğmeye basıyorum.
“Basılmadı” diyen oluyor.
“Erken bastın” diyen oluyor.
Bir düğme yüzünden tartışma çıkıyor.
Sanki inişim başlı başına bir sorun.

Bazen şoför durakta durmuyor.
Yaşlıyı görünce görmezden geliyor.
Durakların önü zaten dolu: kamyon, tır, kepçe ne varsa park etmiş.
İnmek de binmek de ayrı bir risk.

Otobüsten inerken acele ettiriliyorum.
Arkadan homurdanmalar yükseliyor.
Yavaşım, evet.
Ama bu yavaşlık isteyerek değil.



Bu şehirde yaşlı olmak,
bir yere gitmekten çok
düşmeden dönmeye çalışmak demek.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder