Gözetlemek, Gözetlenmek...
Zaman Kıt, Merak Sınırsız
Stalking de Neymiş Demeyin, Siz de Olabilirsiniz...
Nevin BİLGİN
İnsanlar çoğunlukla kendi iç dünyalarıyla meşgul.
Binbir dert ve telaş arasında başkalarına vakit kalmıyor gibi. Öncelik çoğunlukla kendi ihtiyaçlarında, kendi gündemlerinde. Kendi boğuşmalarında.
Yine de, zaman kıt ve dikkat dağılmış olsa bile, birbirlerini gözetmeye vakit bulabiliyorlar ilginç şekilde.
Sosyal medyada bağlantılar inceleniyor, kim kiminle arkadaş, kim ne yapmış, nereye gitmiş, ne giymiş, filtre kullanmış mı..Küçük ayrıntılar kaydediliyor kim ne yapmış, kiminle konuşmuş…
Gerçek hayatta durum daha da ilginç.
Komşular selam vermiyor, ama dar perdelerin arkasından kim girip çıkmış, kim ne poşetle getirmiş, her hareket sessizce gözleniyor.
Küçük bir merak, görünmez bir oyunu haline gelmiş.
Merak, bilimsel olarak insanın öğrenme ve keşfetme mekanizmalarını tetikleyen bir itici güç.
Beyin, yeni bilgiyi merak sayesinde arıyor; dikkat artıyor, hafıza güçleniyor, çözüm üretme kapasitesi yükseliyor. Yani merak aslında hayatın ilerlemesini sağlayan bir katalizör.
Ama işin bir diğer yanı da var, o meşhur sözle gündeme gelen..
İnsanın başına gelen her şey çoğu zaman meraktan gelir derler ya...
Merak, bazen sınırları zorlamak, bazen risk almak, bazen de başkalarının hayatına bakmak demek.
Bilim, merakın faydasını övse de, günlük hayatta merak bazen karmaşaya ve sorunlara da yol açabiliyor.
Modern insanın çelişkisi burada gizli.
Hem yalnız, hem meraklı. Hem kendi hayatına odaklanmış, hem başkasının hayatını sessizce izleyen.
Zaman kıt, enerji dağılmış, ama merak sınırsız.
STALKİNG, SOSYAL MEDYADA GÖZETLEME
Sosyal medyada bu gözlem daha kavramsal bir boyut kazanıyor:
“stalk” son dönemlerde sosyal medya ağlarında iz sürme şeklinde bir anlam kazandı. İzi süren özne olan “stalker”, belki de en etkili ve sarsıcı şekilde Tarkovski’nin Stalker filmiyle izleyicilerin hayatına girmişti. Filmde Stalker, girilmesi yasak olan bir bölgeye giden izi süren rehberdir; bilinmeyene, merak edilene ve görülmek istenene ulaşan bir vasıta.
Günümüzde sosyal ağlar, bu “zone”un sanal bir karşılığı gibi işliyor. Gerçek dünyadaki iletişimin izinden uzaklaşan birey, hem kendi izinin sürüleceği bir benlik yaratma ihtiyacı duyuyor hem de başkalarının izini sürer hâle geliyor. İzi sürülen özne bulunduğu bu sanal bölgede, stalkerlar tarafından izlendiğinin bilincinde olarak benliğini sürekli yeniden çerçeveliyor. Bu teşhir, gözetlendiğinin farkında olduğu sürece devam ediyor; kişi benliğini ve sosyal medya imgesini izleyenlerin eline teslim etmiş oluyor. Böylece izlenen özne, temsil edilen/çerçevelenen imgesiyle stalker’a kendini sunmuş bir nesneye dönüşüyor.
Bu bağlamda modern sosyal medya, merakın hem itici gücünü hem de insanı izleyen ve izlenen rollerine sokan çelişkili doğasını gözler önüne seriyor.
https://dergipark.org.tr/tr/pub/euifydhed/article/342095
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder