1 Şubat 2026 Pazar

 Sessiz Nezaketsizlik



Kimse bağırmıyor mu? Aksine, herkes bağırıyor. Sokakta, trafikte, ekranda… Gürültü hiç eksik değil. Ama nezaketsizliğin bir de sessiz versiyonu var. Asıl can yakan da o.

Bu, “seni iplemiyorum” nezaketsizliği.
Ne kavga var ne hakaret. Sadece yok sayma.

Mesaj atarsınız, görülür ama cevap gelmez. Selam verirsiniz, alınmaz. Söz alırsınız, biri hemen konuyu değiştirir. Kimse size kötü davranmamıştır ama ortada açık bir mesaj vardır: Sen önemsizsin.

Sessiz nezaketsizlik risksizdir. Hesap soramazsınız, çünkü ortada inkâr edilecek bir kabalık bile yoktur. “Görmedim” denir, “yoğundum” denir, “sonra dönerim” denir. O sonra hiç gelmez.

Bu tavır çoğu zaman güç gösterisidir. Muhatap almamak, üstten bakmanın en zahmetsiz hâlidir. Bağırmaktan daha etkilidir; çünkü insanı değersiz hissettirir.

Nezaket büyük laflar değildir. Bir cümleye karşılık vermek, bir selamı almak, bir soruyu cevapsız bırakmamaktır. Bunlar fazladan iyilik değil, birlikte yaşamanın asgari şartlarıdır.

Sessizlik her zaman olgunluk değildir.
Bazen sadece “seni ciddiye almıyorum” demenin kibar kılıfıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder