5 Ocak 2026 Pazartesi

 Gizli Yoksulluk ve Kent Yoksulluğu

Utançla, içsel olarak saklanır, resmi rakamlarda da yer almaz



Nevin BİLGİN

Gizli yoksulluk, klasik gelir tabanlı yoksulluk ölçütlerinin dışında kalan, içten içe yaşanan ama resmi rakamlarda çoğu zaman görünmeyen bir yoksulluk biçimi. 

insanlar şehirde yoksul görünmese de yaşam standardının düşük olması, temel ihtiyaçlara ulaşmada zorluk, borç, güvencesizlikle ayakta durmaya çalışmak tümü gizli yoksulluğu içermekte. 

Gizli yoksulun geliri istatistikte yoksul sınırının üstündedir. Ama aslında temel ihtiyaçlarını kredi  ve borçla karşılar, sağlıklı beslenme, düzgün barınma, güvenilir ulaşım ve sağlık hizmetlerine erişimde sıkıntı yaşar. Finansal kırılganlıklara, krizlere karşı en ufak bir korunurluğu yoktur. Toplumsal ilişkiler, eğtiim ve bu fırsatlara erişimde ciddi eksiklikler yaşar. 

İnsanlar sokakta yoksul görünmez  belki, kredi kartı, akıllı telefonu vardır, kirada yaşar ya da evi de olabilir. Ama yaşam standardının altında bir yaşam sürer. Bu nedenle gizli yoksulluk, utançla, içsel olarak saklanır, çoğu zaman resmi hesaplara da yansıtılmaz. 

Gizli yoksulluk, yoksulluğu sadece düşük gelir olarak tanımlayan geleneksel ölçütlerin ötesindedir. Çünkü, resmi sınırların üzerindeki gelir dahi yetersiz yaşam koşullarına sebep olabilir, borçlanma ve kredi kartı kullanımı, yoksulluğun örtülmesine yol açabilir, insanlar statülerini kaybetme korkusuyla içinde bulundukları zorlu durumu saklayabilirler.

Bu nedenle “gizli” olarak adlandırılır çünkü istatistiklerdeki resmi yoksulların dışındaki insanların yaşadığı derin kırılganlıkları içerir

Gizli yoksulluk, yalnızca gelir eksikliği değildir. 



Araştırmalar, yoksulluğun fiziksel ihtiyaçların ötesinde, sosyal dışlanma, söz sahibi olamama, küçümsenme veya göz ardı edilme, sağlık, eğitim ve fırsatlara sınırlı erişim

gibi gizli boyutları olduğunu göstermektedir.

World Bank ve ATD-Fourth World gibi kurumlarla Oxford Üniversitesi’nin birlikte yürüttüğü kapsamlı araştırmalar da yoksulluğun yalnızca maddi eksiklikten ibaret olmadığını bunun yerine insanın gündelik yaşamıyla derinden ilişkilenen gizli boyutları olduğunu ortaya koymuştur. Bu boyutlar sağlık, sosyal ilişkiler, güçsüzlük ve mahremiyeti de içerir. 

Kent yoksulluğu bağlamında gizli yoksulluk daha belirgindir. 

Şehirlerde yaşam maliyeti daha yüksektir,

İnsanlar “normal” işlerde çalışıyor gibi görünse de geçim kaygısıyla boğuşur,

Krediye ve borca dayalı tüketim, gerçek yaşam standardını maskeleyebilir,

Ulaşım, kira, eğitim ve sağlık giderleri, düşük gelirli haneleri görünmez şekilde sıkıştırır.

Bu koşullar, özellikle görece gelir düzeyi düşük olmayan haneleri bile ekonomik risklere açık hale getirir. Çünkü bir gelir kesintisi, sağlık sorunu veya beklenmedik harcama, insanları anında yoksulluğa itebilir.



Günümüz sosyal koruma sistemleri sıklıkla gelir odaklı yaklaşır ve yalnızca resmi yoksulları hedefler. Oysa gizli yoksulluk, bu politikaların gerçek ihtiyaçları tam olarak karşılamadığı bir alanın olduğunu gösterir. Daha kapsayıcı sosyal koruma mekanizmaları geliştirmek, bu görünmeyeni görünür kılmak için gereklidir

https://www.atd-quartmonde.org/wp-content/uploads/2019/12/Hidden-Dimensions-of-Poverty-

https://www.worldbank.org/en/news/feature/2024/04/04/addressing-the-hidden-dimensions-of-poverty-through-more-inclusive

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/8?utm

https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder