Dijital Sömürgecilik ve Mülkiyetin Dönüşümü
Dijital Çitleme
Nevin Ɓilgin
İnsanlık tarihi, mülkiyetin el değiştirme tarihi.
Tarım toplumunda toprağa, sanayi toplumunda fabrikaya ve sermayeye sahip olanlar egemenliği elinde tuttu.
Bugün içinden geçtiğimiz kırılma noktasında ise mülkiyet, fiziki dünyadan koparak dijital evrene, yani veriye ve algoritmalara taşınıyor.
Bu durum, sömürgeciliğin ve diktanın biçimini de kökten değiştiriyor.
Geçmişte bir fabrikatör işçinin emeğine el koyardı; bugün ise teknoloji devleri insanın doğrudan deneyimine, dikkatine ve davranışsal verisine el koyuyor.
Yapay zekâ modellerini eğiten bu devasa veri, aslında insanlığın ortak kültürel ve entelektüel üretimidir. Ancak bu ortak üretim, birkaç çok uluslu şirketin mülkiyetine geçerek ticarileştiriliyor ve topluma bir sömürü enstrümanı olarak geri dönüyor.
Bu durum, mülkiyetin sadece birkaç elde toplandığı modern bir "dijital çitleme" hareketi olarak adlandırılıyor.
Eğer mülkiyet bu şekilde kalmaya devam ederse, yapay zekânın getireceği "bolluk ekonomisi" bir ütopya olarak kalmaya mahkûm.
Çünkü makineler geliştikçe üretim maliyetleri düşecek, ancak bu düşüşten elde edilen devasa kârlar topluma değil, algoritmaların sahiplerine akacak.
Sonuçta kitlesel işsizlik, ekonomik bağımsızlığın asgari düzeye inmesi ve insanların dijital feodal beylere göbekten bağlı hale gelmesine yolaçacak.
Mülkiyetin Demokratikleşmesi
Yapay zekânın insanlığın ortak yararına hizmet edebilmesi için, mülkiyet kavramının yeniden tanımlanması ve kamulaştırılması gerekir. Bu dönüşüm üç temel sütun üzerine kurulabilir:
Veri Emeğinin Vergilendirilmesi
Şirketlerin, insanlığın kolektif bilgisini (kitaplar, makaleler, fotoğraflar, kodlar) kullanarak eğittiği yapay zekâ modellerinden elde ettiği kârlar, yüksek oranlarda "dijital varlık vergisi"ne tabi tutulmalı.
Yapay Zekâ Kamusallığı
Hayati önem taşıyan yapay zekâ altyapıları, tıp, eğitim ve tarım gibi alanlardaki algoritmalar, kâr amacı güden şirketlerin insafına bırakılmamalı.
Küresel veya ulusal düzeyde kamusal mülkiyete (açık kaynaklı topluluklara veya demokratik denetime) devredilmelidir.
Müşterekler Ekonomisi
Bilginin ve yapay zekâ çıktılarının patentlerle hapsedilmediği, herkesin erişimine açık olduğu modern bir dijital müşterekler ekosistemi inşa edilmeli.
Eğer mülkiyeti demokratikleştirebilirsek yapay zekâ insanı köleleştiren değil, onu zorunlu çalışmadan kurtarıp yaratıcılığa ve felsefeye yönlendiren en büyük özgürleşme aracı olacaktır.
Aksi takdirde, sınırlar kalkarken inşa edilen bu yeni dünya, tarihin gördüğü en kusursuz ve kaçılması en imkânsız diktatörlükle sonuçlanacaktır.
Kaynakça
Mattelatd, Armand. Gözetimin Küreselleşmesi

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder