MAKYAJ VE CİNSELLİK İLİŞKİSİ
KIRMIZI RUJ, KADINLAR, CİNSELLİK VE SOSYAL MEDYANIN ETKİSİ
Makyajın cinsellikle ilişkilendirilmesinin bir diğer boyutu da toplumsal baskılardır. Kadınlar, genellikle erkeklerin ve toplumun gözünde "çekici" görünme amacıyla makyaj yaparlar. Toplum, kadının cinsel cazibesini vurgulamak için makyajı bir araç olarak kullanmaktadır. Ancak bu, kadınları belirli bir güzellik anlayışına hapsetmektedir. Kadınlar, toplumsal olarak dayatılan bu baskılar nedeniyle, kendi arzularını değil, başkalarının cinsel bakış açılarına ve güzellik algılarına göre makyaj yapmaya yönelmiş olabilirler.
NEVİN BİLGİN
Makyaj, tarihsel olarak güzellik, estetik ve kimlik üzerine derin etkiler yaratmış bir uygulama. Mısırlılar ve Babiller döneminde bu yana kadınlar değişik yöntemlerle makyaj yapıyorlar. Geçmişte farklı ritüellerle yapılan makyaj günümüzde artık sosyal medya boyutuyla da farklı bir yön kazanmış durumda. Ama hangi dönemde yapılırsa yapılsın makyaj, cinsellik ve kadınlık anlayışıyla yakın ilişki içinde. Kadınların yüzlerine, gözlerine, dudaklarına ve ciltlerine uyguladıkları renkler, sadece estetik bir dokunuş değil, aynı zamanda cinsellik, çekicilik ve toplumsal normlarla bağlantılı güçlü bir ifade biçimi. Kadınlar, artık bu yöntemi kendilerine toplumsal normlarla, sosyal yazılımla dayatılmış olsa da içselleştirmiş durumdalar. Yani kendileri için yaptıklarını söylüyorlar ama yöntem aslında toplumun dayatmış olduğu biri uygulama.
ÇEKİCİLİĞİN VE CİNSELLİĞİN ARACI MI?
Kadınların makyaj yapma pratikleri, çoğu zaman toplumsal olarak kadınlık ve cinsellik arasındaki ilişkiyi pekiştiren bir araç olarak görülmüştür. Eski Mısır'dan Babil'e, Orta Çağ'dan günümüze kadar makyaj, kadının çekiciliğini ve cinselliğini dışa vurma biçimi olmuştur. Özellikle gözleri belirginleştiren makyaj, kadının cinsel çekiciliğini vurgulamak için en yaygın kullanılan tekniklerden biridir. Makyaj, sadece güzellik değil, aynı zamanda bir "çekicilik" unsuru olarak da işlev görmüştür.
Kadınların dudaklarını renklendirmeleri, gözlerini vurgulamaları ve yanaklarını ışıltılı hale getirmeleri, toplumsal normlarda kadınlıkla ilişkilendirilen cinsel cazibeyi güçlendiren simgesel adımlardır.
Özellikle kırmızı ruj, toplumsal anlamda "cazibe" ve "seksellik" ile sıkça ilişkilendirilen bir semboldür. Kadınlar, bu tür makyajlar yaparak, toplumsal olarak kabul edilen güzellik ve çekicilik normlarına uyum gösterirler. Ancak bu durum, aynı zamanda kadının cinsel kimliğini ve toplum içindeki yerine dair mesajlar vermektedir.
CİNSELLİKLE İLGİLİ NORMLAR
Makyajın cinsellik ile olan ilişkisini anlamak için, toplumsal yapıları ve kültürel normları göz önünde bulundurmak gerekir. Toplumlar, özellikle kadınlar için belirli güzellik standartları oluşturmuş ve bu standartlar genellikle cinsellik üzerinden şekillenmiştir. Kadınlar, bu standartlara uyarak kendilerini toplumsal açıdan daha kabul edilebilir kılmaya çalışmışlardır. Bu da genellikle, daha çekici ve dolayısıyla daha "cinsel" kabul edilen bir görünüm yaratmak anlamına gelmektedir.
ÖZGÜRLÜK VE ÇEKİCİLİK Mİ, BEDENİN VE CİNSELLİĞİN TOPLUMSAL KONTROLÜ MÜ?
Cinsellik, tarihsel olarak kadının "özgür" ve "çekici" olarak algılanmasını sağlayan bir faktör olmuştur. Makyaj, bu algıyı güçlendiren, toplumsal normlarla uyumlu bir araç olarak kullanılmıştır. Kadınların makyaj yaparak, fiziksel çekiciliklerini artırmaları, bazen kadınlıklarını ispatlama, bazen ise toplumun cinsellik üzerine şekillendirdiği beklentilere uyum sağlama çabası olarak görülmüştür. Bu durum, kadınların bedenlerinin ve cinselliklerinin toplumsal açıdan nasıl kontrol edildiğine dair önemli bir gösterge sunmaktadır.
KADININ KİMLİĞİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
Makyaj, kadınların fiziksel çekiciliklerini arttırırken, aynı zamanda kişisel kimliklerinin bir yansıması da olabilmektedir. Kadınlar, makyaj yaparak, sadece toplumsal güzellik normlarına uyum sağlamakla kalmamakta, aynı zamanda cinsel kimliklerini de pekiştirmeketedirler. Kendi bedenleriyle ilgili kararlar verme hakkı, kadınların cinsellikle ilgili düşüncelerini ifade etmelerinin ve bu düşünceleri topluma yansıtmalarının bir yolu olabilmektedir.
Bu bakış açısısyla da makyaj, aynı zamanda kadınların cinselliklerini daha özgürce ve kendilerine ait bir şekilde ifade etmeleri için bir alan yaratabilir. Kadınlar, makyaj yaparken kendi isteklerine göre bir "görünüm" inşa edebilmekte, bu görüntü onların cinsellikle olan ilişkilerinin de bir parçası olabilmektedir. Makyaj, kadınların toplumsal baskılara ve cinsel normlara karşı verdikleri bir tepki veya kendi içsel dünyalarında oluşturdukları bir ifade biçimi haline gelebilmektedir.
TOPLUMSAL BASKILAR: KADIN CİNSEL OLARAK CAZİP OLSUN DİYE BİR ARAÇ
Makyajın cinsellikle ilişkilendirilmesinin bir diğer boyutu da toplumsal baskılardır. Kadınlar, genellikle erkeklerin ve toplumun gözünde "çekici" görünme amacıyla makyaj yaparlar. Toplum, kadının cinsel cazibesini vurgulamak için makyajı bir araç olarak kullanmaktadır. Ancak bu, kadınları belirli bir güzellik anlayışına hapsetmektedir. Kadınlar, toplumsal olarak dayatılan bu baskılar nedeniyle, kendi arzularını değil, başkalarının cinsel bakış açılarına ve güzellik algılarına göre makyaj yapmaya yönelmiş olabilirler.
Makyajın, cinselliği temsil etme biçimi, aynı zamanda kadınların içsel özgürlüklerini ve toplumsal sınırlamaları aşma çabalarını yansıtan bir alan olabilir. Ancak bu, her zaman kişisel bir tercih olmayabilir; toplumsal baskılar ve cinsiyetçi normlar, makyajın bir tür zorunluluk gibi algılanmasına neden olabilir.
SOSYAL MEDYA VE MAKYAJ
Modern çağda, özellikle medya ve popüler kültür, makyaj ve cinsellik arasındaki ilişkiyi sürekli olarak yeniden şekillendiriyor. Reklamlar, filmler, sosyal medya paylaşımları ve influencer kültürü, kadınları "güzel", "çekici" ve "cinsel" bir imaja büründürmek için makyajı bir araç olarak kullanıyor. Özellikle güzellik markalarının reklamlarında, makyajın cinsellik ve kadınlıkla ilişkili olduğu imajları sıkça görebiliyoruz.
Kadınlar, bu kültürel baskılara karşı kendi kimliklerini inşa etmeye çalışırken, aynı zamanda cinsel çekiciliklerini toplumsal normlar içinde şekillendirmeye de devam etmektedirler. Makyaj, bu bağlamda, kadının cinsellikle olan ilişkisini daha görünür kılarken, aynı zamanda kadının toplumsal ve kişisel kimliğini şekillendiren önemli bir ifade biçimi olarak işlev görmektedir.
Instagram, TikTok gibi sosyal medya platformlarında kadınlar, makyaj yaparak sadece fiziksel çekiciliklerini değil, aynı zamanda dijital dünyada kendilerine biçilen sosyal kimliği ve cinsellik imgesini de sergilemektedirler.
Kaynakça:
https://www.journalijar.com/article/48616/the-psychological-effects-of-makeup-:-self-perception,-confidence-and-social-interaction/?form=MG0AV3
https://www.psikolojibilgisi.com/makyaj-psikolojisi-kadinlar-neden-makyaj-yapar.htm?form=MG0AV3
https://www.makyajci.com/kadinlar-neden-makyaj-yapar-psikolojik-yaklasim/?form=MG0AV3
https://mehmetbaskak.com/basinda/makyajin-psikolojisi?form=MG0AV3