SEN ANLAT
KONUK: GALEATİ YAYINCILIK SAHİBİ MURAT TULGA
TÜRK YAYINCILIK SEKTÖRÜNDE KRİZ VE DÖNÜŞÜM
GALEATİ YAYINCILIK SAHİBİ TULGA:
"HAYATTA OLMAYAN YAZARIN BİLE YENİ ESERİNİ YAPAY ZEKAYLA YAZMAK MÜMKÜN"
"EKONOMİK KRİZ NEDENİYLE BİN YERİNE 250 BASIYORUZ, KUŞE YERİNE ENZO KREM KULLANIYORUZ"
" HIZLA SESLİ KİTABA VE E KİTABA GİDİLİYOR"
"SESLİ KİTAPTA CİDDİ PAZAR OLUŞMAYA BAŞLADI"
"YAZARLARIN SESİ OLMAYA ÇALIŞIYORUZ"
"HEDEF KİTLEMİZ AYSBERGİN ALTINI GÖRMEYE ÇALIŞANLAR"
NEVİN BİLGİN
Sen Anlat köşesinin konuğu Galeati Yayıncılık Sahibi V. Murat Tulga.
Tulga ile yayıncılık sektörünün sorunlarını ve ekonomik kriz, dijital dönüşümle birlikte sektörün içinde bulunduğu krizi konuştuk. Tulga,
"BİN YERİNE 250 BASIYORUZ, KUŞE YERİNE ENZO KREM KULLANIYORUZ"
Tulga'nın sorulara verdiği yanıtlar şöyle:
1. Ekonomik dalgalanmalar ve döviz kurlarındaki değişimler yayıncılık sektörünü nasıl etkiledi? Bu zorluklarla başa çıkmak için Galeati Yayıncılık olarak ne tür stratejiler geliştirdiniz?
Bir kitabın yayına hazırlanmasında ve basımında her türlü ham madde tamamıyla dövize endekslidir. Bir kitabın kâğıdı, kapaktaki karton, kapak üzerindeki selefon, tabii ki baskı esnasında kullanılan boya dahil olmak üzere tüm kullanılan malzeme dövize bağlıdır. Bu malzemeler yurt dışından ithal edilmektedir. Bunlardan birinde olan dalgalanma veya fiyat değişimi otomatik olarak kitap maliyetlerine, sonuçta kitap fiyatlarına etki etmektedir.
Bu kapsamda bu sorunun üstesinden gelmek için baskı adetlerinde eskiden 1000 baskı adedi temel alınırken bu miktarı 300, 250, 150 gibi rakamlara düşürerek kitap maliyetlerini azaltmaya çalışıyoruz. Son çıkan kitaplarımız genellikle 250 baskı adedi ile çıktı.
Yine maliyetten kaçmak üzere çok kaliteli malzeme kullanmaktan kaçarak nispeten standart ve ortalama baskı kalitesi kullanıyoruz. Örnek: Kuşe kâğıt yerine enzo krem kâğıt kalitesi kullanmak, kapak tasarımlarında kabartma baskılardan kaçınarak düz sade baskılar yapmak gibi…
Yine yayınevi olarak basılacak kitap seçiminde nitelikli kitap arayarak özellikle sermayemizi piyasada ses getirecek kitapların basımına yönlendiriyoruz. Yani kılı kırk yarıp en nitelikli ve okunacak, sevilecek kitabı seçmeye çalışıyoruz. Bu konuda atacağımız mermiyi çok değerlendirip o şekilde kullanıyoruz. Bu da ne yazık ki basılacak daha az kitap demek anlamına geliyor.
Yine eskiden çalıştığımız ofset klasik matbaa baskısı yerine dijital baskı yapan basımevleri ile çalışmak durumunda kalıyoruz. Bu da nispeten yayın baskı kalitesini düşürmektedir.
"HAYATTA OLMAYAN YAZARIN BİLE YENİ ESERİNİ YAPAY ZEKAYLA YAZMAK MÜMKÜN"
2. Yapay zekâ teknolojilerinin yayıncılık sektörüne etkisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Galeati Yayıncılık olarak bu teknolojilerden nasıl faydalanıyorsunuz veya faydalanmayı planlıyorsunuz?
Yapay zekâ teknolojisindeki gelişmeler yayıncılık sektörünü çok yakından etkilemektedir. Teknoloji öyle bir seviyeye geldi ki hayatta olmayan bir yazarın dört beş eserinin ana temalarını girerek yazarın yeni bir eserini yayın hayatına kazandırmak mümkün hale geldi. Bunun yanında yayıncılık sektöründe taslak yayının hazırlanmasında editörlük desteği, yayının imla kuralları açısından değerlendirilmesi ve düzeltilmesi, genel anlam bütünlüğünün kıymetlendirilmesi, kapak ve isim çalışmaları gibi idari konuların karar aşamasında ve özellikle tanıtım ilanlarının oluşturulması gibi sosyal medya kullanımlarında yapay zekâ teknolojisinden yararlanıyoruz. Bunlar sadece şimdilik, teknoloji içerisine girdikçe daha birçok kullanım alanında da kullanılması mümkün görünüyor.
"MALİ, DAĞITIM VE PAZARLAMA GÜÇLÜKLERİ VAR"
3. Türkiye'de yayıncılık yapmanın en büyük zorlukları nelerdir? Bu zorlukların üstesinden gelmek için sektörde ne tür değişiklikler yapılması gerektiğini düşünüyorsunuz?
Bu konuyu aşağıdaki maddeler altında sınıflandırabiliriz;
Mali güçlükler başlığı altında daha önceki maddede sektörün döviz endeksli olduğu ve bu baskı altında olduğunu belirtmiştim. Bu baskı sektörün her aşamasında bir tehdit olmaya devam ediyor. Mali güçlükleri aşmak üzere aşağıdaki önlemlerin alınmasının uygun olacağını değerlendiriyorum.
Yayın sektörüne devlet bankaları tarafında ucuz ve uzun vadeli kredi desteğinin sağlanması gerekmektedir.
Yayınevlerine KOSGEB destekleri arttırılmalıdır.
Kültür Bakanlığı yayınevlerinden bir değerlendirme yaparak yılda iki kez kitap alımı yapmaktadır. Bu alımlar yayınevleri için nakit para girişi sağlaması nedeniyle önemli bir kaynak yaratmaktadır. Bu kitap satım alımları ve bu alımlardan yararlandırılan yayınevleri arttırılmalıdır. Hatta tüm çıkan kitaplardan belli bir miktarı otomatik olarak satın alınarak yurt içindeki bütün kütüphanelere girmesi sağlanmalıdır.

Dağıtım Güçlükleri altında, yayıncılık sektöründe arka planda kalan en önemli konulardan birisi de kitabın dağıtımda karşılaşılan kargo ücretleridir. Kargo ücretlerindeki artış neredeyse kitap dağıtımını imkânsız hala getirmiştir. En makul kargo durumunda olan PTT kargoda bireysel bir kitap için 150 lira civarında kargo ücreti talep edilmektedir. Bir kitabın kapak fiyatı ortalama 150 lirayken bir kitabın kargosu için neredeyse aynı fiyat istenmektedir. Bu ücretler doğrudan kitap fiyatlarını da arttırmaktadır. Bu konuda yayıncı meslek kuruluşlarımız özellikle PTT gibi yurt içinde çok yaygın dağıtım ağı sağlayan kargo şirketleri ile değişik antlaşmalar yapmaktadırlar. Bu antlaşmaların sürdürülmesi önemlidir. Bunun yanında sözleşme hükümlerinin karşılanabilir ve uygun koşullarla devam ettirilmesi de önem arz etmektedir. PTT dışında diğer kargo şirketlerinin de bu konuda kolaylık sağlamalarının önü açılmalı, antlaşma sağlanan kargo şirketleri çoğaltılmalıdır.
Pazarlama güçlükleri;
Kitap Fuarcılığında tek el fuarcılık anlayışı kırılmalıdır. Belediyeler ve Kültür Bakanlığı kitap fuarcılık konusunda önder olmalıdır.
Yayınevleri arasında kooperatifçilik geliştirilmelidir.
" HIZLA SESLİ KİTABA GİDİLİYOR"
4. Galeati Yayıncılık'ın kuruluşundan bu yana geçen süreçte, yayıncılık sektöründe gözlemlediğiniz en büyük değişimler neler oldu?
Yayıncılık sektörü mali baskılar altında hard copy basılı yayından nispeten daha hesaplı olan dijital ve sesli yayına doğru bir evrim geçiriyor. Şunu söylemek bir kehanet değildir: Kitap fiyatlarının bu kadar arttığı günümüzde, Belki birkaç on yıl sonra kitap, dergi ve gazetelerin çok az sınırlı şekilde, koleksiyon baskı olarak birkaç on tane basılıp ağırlığın e-kitap, e-gazete, e-dergi ve sesli kitaba doğru evrileceğine değerlendiriyorum.
"SESLİ KİTAPTA CİDDİ PAZAR OLUŞMAYA BAŞLADI"
5. Okuyucu alışkanlıklarının değişmesi, dijitalleşme ve e-kitapların yaygınlaşması gibi faktörler yayıncılık sektörünü nasıl şekillendiriyor? Bu değişimlere nasıl adapte oluyorsunuz?
Günümüz iş sektörlerinde değişimler görülmekte ve yeni iş kolları açılmaktadır. Bunun yanında teknolojideki süratli gelişmelerde yayıncılık sektörüne yeni kapılar sağlamaktadır. Günümüze bunun en önemli yansımaları e kitap ve sesli yayın olarak ortaya çıkıyor.
Özellikle genç okuyucular basılı kitap yerine e kitabı tercih ediyorlar. Bu konuda da dijitalleşme, sosyal medya kullanımı ve maliyet değerlendirmesi etkili olmaktadır. Bir kitaba yüzlerce lira vermek yerine bir siteye üye olarak yüzlerce kitabı okuma aparatlarına indirmek ve istedikleri zaman, yer ve koşulda bunları okumak gençlere çok pratik geliyor. Özellikle yaşlı jenerasyonun bir gazeteyi, kitabı ellerine alıp okuma alışkanlığı gençler için bir bilgisayar, kindle veya akıllı telefondan okuma alışkanlığına süratle evrilmektedir.
Bunun yanında günümüzün en büyük sorunu zaman yaratmadır. Bu kapsamda başka bir işi yaparken bir sesli kitap dinlemek belli bir yoğun kesim için uygun karşılanmaktadır. Arabasıyla veya kamyonuyla sürekli mal dağıtan veya mal pazarlaması yapan, yollarda olan bayağı ciddi bir kesimin okumak yerine dinleyerek zamandan tasarruf etmelerine şahit oluyoruz.
Sesli kitap da ciddi bir Pazar oluşturmaya başladı. Bu kapsamda bizde yayınevi olarak sesli kitap sektörüne girerek bazı yayınlarımızı storytel, kitap yurdu, google kitap gibi siteler üzerinden okuyucu ile buluşturmaya başladık. Son baskılarda kitaplarımızı aynı anda basılı, e kitap ve sesli yayın olarak değişik alternatif yollarının karışımını kullanarak piyasaya sürüyor, bu alternatiflerden bir sinerji oluşturmaya çalışıyoruz...
"YAZARLARIN SESİ OLMAYA ÇALIŞIYORUZ"
6. Galeati Yayıncılık'ın yayın politikası ve hedef kitlesi hakkında bilgi verebilir misiniz? Özellikle hangi tür eserleri yayınlamayı tercih ediyorsunuz?
Biz Türkiye sorunlarına ilgi duyan, bu kapsamda bu sorunların empoze edilmeye çalışıldığından farklı bir bakış açısı ile ele alan siyasi yayınları basmaya çalışıyoruz. Bu konuda söyleyecek çok şeyi olan bir kesim var. Bu kesim bu emeklerini ne yazık ki kolayca bastıracak yayınevi bulamıyorlar, zorluk yaşıyorlar. İşte biz yayınevi olarak bu yazarların sesi olmaya çalışıyoruz. Günümüzde bu konumda çok yayınevi de yok. Bunu biliyor, bu kapsamda bunu bir görev olarak görüyoruz.
Bunun yanında nitelikli roman ve hikayeler ile edebiyatımıza nitelikli eser kazandırmaya çalışıyoruz. Yine siyasi kitaplar yanında yoğun bir araştırma sonucunda ortaya çıkartılmış, akademik çalışmaların basımına da öncelik veriyoruz.
"HEDEF KİTLEMİZ AYSBERGİN ALTINI GÖRMEYE ÇALIŞANLAR"
Hedef kitlemiz bu kapsamda aysbergin altını da görmeye çalışan, farklı yönleri de öğrenmeye aç genellikle orta yaş grubundaki bir okuyucu kitlemiz var. Yine üniversite de okuyan, araştırma yapan akademik personelin de yoğun ilgisine sahibiz.
7. Gelecekte Galeati Yayıncılık olarak hangi projeleri hayata geçirmeyi planlıyorsunuz? Yayıncılık sektörünün geleceği hakkında öngörüleriniz nelerdir?
Yayın politikamızı devam ettirmeye kararlıyız. Bunun yanında özellikle baskı sektörünün dijitalleşmesinin önemini algılayarak e- kitap ve sesli yayına daha fazla önem vermeye ve nitelikli kitap basma yolunda yürümeye devam edeceğiz.
Kimdir?
18 Ağustos 1962 tarihinde, Ankara’da doğdu. Subay bir baba ve ev hanımı bir annenin ikinci çocuklarıdır. 1985 yılında Kara Harp Okulu’ndan, 2002 yılında Kara Harp Akademisi’nden kurmay subay olarak mezun oldu. TSK’nın değişik birlik ve karargâhlarında görev yaptı. En son görevi esnasında Balyoz Harekât Planı kapsamında yargılandı, dava sonucunda kendisine 16 yıl ceza, babalık haklarından ve kamu hizmetlerinden mahrumiyet hükmedildi. İki yıl sekiz ay Hasdal ve Hadımköy’de tutuklu kaldı. Yargıtay 9’uncu Dairesinin 09 Ekim 2013 tarihinde verdiği karar ile hakkında verilen hüküm bozularak tahliye edildi. Tekrar yargılandı ve beraat etti.
2014 yılında kendi isteği ile TSK’den emekli olarak çok sevdiği üniformasına veda eden V. Murat TULGA’nın, “27 Mayıstan Balyoza, Babadan Oğula Bir Mağduriyet Hikâyesi”, “Kumpasa Karşı Komutan Mektupları”, “Subayı Öldürmek” isimli kitapları ile “Bir Kumpas Şehidi, Albay Murat Özenalp” adlı bir kitap derleme çalışması, değişik gazete ve internet sitelerinde yayınlanmış makale ve köşe yazıları mevcuttur.
Galeati Yayınevi’ni 2014 yılında emekli olması sonrası kurmuştur. O günden bu yana yüzü geçkin kitabı yayın hayatına kazandırmıştır. Yayıncılık hayatına Ankara’da devam etmektedir.